Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6613 E. 2014/12629 K. 01.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6613
KARAR NO : 2014/12629
KARAR TARİHİ : 01.07.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 10. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2013/201-2014/89

Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2013/201-2014/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından sigortalanan cam ürünlerinin, dava dışı … Cam Ltd. Şirketi tarafından … İnş. Ltd. Şirketi’ne satıldığını, satılan malın davalıya ait araç ile İzmir İli’nden Denizli İli’ne taşınması esnasında hasar gördüğünü, poliçe kapsamında hasara uğrayan mal bedeli için sigortalı şirkete 3.815 TL ödeme yaptıklarını ileri sürerek bu bedelin taşıyıcı olarak sorumlu bulunan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Denizli İli olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduğunu, camlar arabaya yüklenirken davalının şirket yetkililerini uyardığını, hatalı yükleme yapıldığını belirttiğini, bu şekilde taşımak istemediğini ısrarla söylediğini, bu konuda tutanak tutulduğunu, fotoğraf çekimi yapıldığını, cam kırılmasının taşıma hatasından değil, yükleme hatasından kaynaklandığını, kırılan camlar bedelinin 3.815,00 TL değil, daha düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak; taşınan emtianın davalı taşıyanın hakimiyetindeyken kırıldığı, davalının sözünü ettiği tutanağın hasar gerçekleştikten sonra tutulduğu, tutanakta ticari malları yükleyen ilgili imzası bulunmadığı ve ticari malların yüklenmesi sırasında hatalı olduğu konusunda yapılan itirazı kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.815,00 TL’nin 30/11/2010 tarihinden itibaren yürütülecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yurtiçi taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsiline ilişkindir. Davalı, dosyadaki beyanlarında hasarın yüklemeden kaynaklandığını, kırılan cam adetinin 34 olduğunu ve hasar miktarının fahiş olduğunu savunmuştur. Mahkemece sigortacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınmış ise de, bilirkişi tarafından TTK’da düzenlenen taşıma hükümlerine göre inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. TTK’nın 781. maddesi gereğince taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı hasar ve zıyadan sorumludur. Davalı, yüklemenin gönderilene ait olduğunu, göndereni yükleme esnasında uyarmasına rağmen yüklemenin yanlış yapıldığını ve hasarın da bu sebepten kaynaklandığını savunmuş olup, mahkemece yüklemenin kimin tarafından yapıldığı üzerinde durulmamıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda hasar miktarı tespitinde aynı Yasa’nın 785. maddesi gereği bir değerlendirme yapılmamış ve davacının selefi olan gönderilen tarafından da imzalanan tutanakta kırılan cam adetinin 34 olmasına rağman eksper raporunda 49 adet kırık cam olduğunun ifade edilmiş olması nedeniyle oluşan çelişki giderilmemiştir. Bu durumda mahkemece, kırılan camların değeri konusunda uzman bilirkişi ile taşıma uzmanı bir bilirkişiden kırılan cam adeti, kırılmanın sebebi, hasar tutarı ve ayrıca yükleme davadışı gönderene ait olsa dahi davalı taşıyıcının nezaret etme görevini yerine getirip getirmediği, getirmedi ise müterafık kusuru konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlatının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.