YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6993
KARAR NO : 2014/13973
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/11/2013 tarih ve 2012/151-2013/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısı dava dışı … . ve Tic. A.Ş.’nin … a’dan ithal ettiği dökme soya fasulyesi emtiasının Türkiye’ye nakliyesinin her türlü nakliye rizikolarına karşı nakliyat abonman sigorta poliçesi ile … A şartları dairesinde sigorta güvencesi altına alındığını, sigortalı tarafından satın alınan emtia için 11.471.956.98 USD ödendiğini ve malların Türkiye’ye gönderilmek üzere … ‘dan … Gemisine yüklendiğini, 13.5.2011 tarihli konişmento ile “Clean on board” kaydıyla yüklenen malların …/… ‘da tahliyesi sırasında 215.912 kg eksiklik olduğunun tespit edildiğini, yaptırılan ekspertiz incelemesi uyarınca muafiyet harici hasar ve eksiklik tutarının 74.834.38 USD değerinde olup, taşınan malın %40’lık kısmının müvekkili şirkete sigortalı olduğundan müvekkiline düşen hasar payının 29.933.75 USD olduğunu ve 15.7.2011 tarihinde sigortalıya bu miktar hasar payının ödendiğini ve müvekkilinin TTK’nın 1361. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 29.933.75 USD’nin 15.7.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans ve/veya yabancı paraya ödenen en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, geminin tedbiren seferden men edilmesine ve gemi üzerinde kanuni rehin ve hapis hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, müvekkilinin acente olması nedeniyle acente vasfıyla yaptığı işlemlerin adına hareket ettiği kişi hakkında hüküm doğuracağından herhangi bir mali ya da hukuki sorumluluğu bulunmayıp, sadece tebligat adresi olarak değerlendirilmesini ve davanın … açılan bir dava olması nedeniyle müvekkili hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere öncelikle yükün eksik olduğu hususunun usulüne uygun olarak ispatlanamadığı, bunun aksi kabul edilse de fire oranı ve muafiyet miktarı dikkate alındığında gerçekleşen zararın poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.