YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10043
KARAR NO : 2017/5585
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davalı … Hiz. ve İşletmecilik A.Ş.’ye işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … … A.Ş. kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirket ise iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin davalı … … A.Ş.’ye işe iadesine, işe iadenin mali sonuçlarınından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına, davacının kıdemi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosya içeriğine göre ve kapanan Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 2016/21999 ve 9227 esas sayılı emsal mahiyetteki dava dosyalarında yerel mahkemece verilen işe iade kararlarının onanmış olması, kadro daralması nedeniyle iş akdine son verdiğini savunan işverenin işçi alımı yapmış olduğunun belirlenmiş olduğu dikkate alındığında feshin geçerli bir nedeni bulunmadığı ve davalı yanın tanıklarının dinlenmemiş olması hatalı ise de bu usul hatasının açıklanan nedenler ile sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde alt işveren … Hiz. ve İşletmecilik A.Ş. şirketine işe iade talep etmiş ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu öne sürmemiştir. Davacı vekilince tahkikat aşamasında kayden … … A.Ş. işçisi olarak çalışan davacının asıl işveren olarak bu şirkete işe iadesi gerektiği öne sürülmüş ise de dosya içerisinde bulunan hizmet sözleşmesi ve SGK kayıtlarından davacının kayden en son davalı … Hiz. ve İşletmecilik A.Ş. işçisi olarak çalışma süresi boyunca ise alt işverenler işçisi olarak ve asıl işveren davalı … … A.Ş. nezdinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkeme gerekçesinde davalılar arasında kanuna uygun bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulu olduğunun belirtildiği de dikkate alındığında, davalılar arasındaki depo hizmetleri sözleşmesi nedeniyle alt işveren işçisi olan ve iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedilen davacının alt işveren olan … Hiz. ve İşletmecilik A.Ş. şirketi yerine asıl işveren olan … … A.Ş.’ye işe iadesine karar verilmiş olması hatalıdır. Açıklanan nedenle davalı … … A.Ş.’nin temyizi yerindedir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı … … A.Ş.’ye ait işyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, davalı … … A.Ş. tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.980,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen, 159,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı … … A.Ş.’ye iadesine, aşağıda yazılı harç miktarının davalı … Hizm. ve İşletmecilik A.Ş.’ye yükletilmesine, 20.03.2017 gününde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.