YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7237
KARAR NO : 2014/14428
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2010/599-2014/45
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2010/599-2014/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 132 Sayılı Kanunla kurulmuş olan bir kamu kurumu olup, sahip olduğu TSE markasını 5 ayrı biçimde TPE nezdinde tescil ettirdiğini, TSE markasının Enstitü ile yapılacak bir sözleşme çerçevesinde kullanılabilen bir marka olduğunu, davalının üretimini yaparak satışa sunduğu TSE belgesi bulunmayan “E.” markalı silindir şeklindeki kondansatörler üzerinde haksız yere TSE marka ve logosunu kullandığının tespit edildiğini, davalının TSE ile yapılmış bir sözleşmesi ve TSE belgesi olmadığından ürünleri üzerinde TSE marka ve logosunu kullanma hakkının da bulunmadığını, buna rağmen kullanmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve internet sitesine erişimin önlenmesine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.670,00 TL maddi, 38.350,00 TL manevi tazminatın fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren kamu alacaklarına uygulanan oranda faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin TSE marka ve logosunu davacının izniyle kullandığını, marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TSE marka ve logosunu haksız olarak kullandığı ve bu kullanımdan dolayı da davacının zararının bulunduğu gerekçesiyle, markaya tecavüz yönünden açılan davanın kabulü ile, davalının haksız şekilde TSE markası kullandığının tespitine, bu markayı kullanmasının ve internet sitesine erişimin önlenmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL maddi tazminatının, manevi tazminat talebinin kabulü ile TSE Ürün Belgelendirme Genelgesi dikkate alınarak 38.350,00 TL manevi tazminatın eylemin gerçekleşme tarihi olan 26.10.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait TSE marka ve logosunun davalı tarafından izin alınmadan ve herhangi bir ücret ödenmeden kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün ve internet sitesine erişimin önlenmesi, hükmün ilanı ile maddi-manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davalının markaya tecavüzünün ve internet sitesine erişiminin önlenmesine, manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin 07.02.1983 gün 4/493, 03.06.1983 tarih 2576/2907, 19.03.1990 tarih 1874/2383 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere davacı TSE 22.11.1960 tarih 132 sayılı Kanun ile kurularak bu Kanun’un 1. maddesiyle TSE garanti markasını almış ve sicile tescil ettirmiştir. Aynı Kanun’un 1,2 ve 11. maddelerinde belirtildiği üzere TSE’ye her türlü madde ve mamuller ile ilgili usul ve hizmet standartları yapmak, özel ve resmi sektörün isteği üzerine standartları ve projeleri hazırlamak, mütalaa vermek, standartları konusunda her türlü ilmi ve teknik inceleme araştırmalarda bulunmak görevleri verilmiş olup, TSE garanti markasını almak üreticiler için zorunlu olmamakla beraber, bu markayı mamüllerinde kullanmak isteyenler davacı kuruma başvurarak tahlil ve kontrol ücreti ödemek, madde ve mamüllerin kurumca belirlenmiş Türk Standartlarına uygunluğunu tespit ettirip aidatları, teminatları ve ayrıca tarifeye göre hesaplanacak primi ödeyerek sözleşme yapmak zorundadır. Böylece, TSE markasını taşıyan mamüllerin kalite yönünden kontrol edilerek Türk Standartlarına uygunluğunun saptanmış olduğu kamu oyunda öncelikle kabül edilmiş bulunacağından, TSE garanti markasının izinsiz kullanılması halinde kamu oyunun bu konuda ciddi bir biçimde yanıltılmış olacağı da kuşkusuzdur.
Davacı kuruma yasa ile verilen TSE garanti markasının hukuken korunmasının zorunlu bulunduğu açıktır. Söz konusu markanın korunması bakımından da 556 sayılı KHK hükümleri, TTK 56 vd maddeleri ve 1322 sayılı Kanunların ve Nizamnamelerin S. N. ve İlanı Mariyet Tarihi Hakkında Kanun ve ayrıca 132 sayılı Kuruluş Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanılarak davacı kurumca çıkartılan TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi hükümlerinin hep birlikte dikkate alınması gerekir.
132 sayılı TSE Kuruluş Kanunu’nun 1,2 ve 11. maddelerine göre davacı Kurum kamu hizmeti gören bir kamu kuruluşu olup görev ve yetkileri belirlenmiş, aynı Yasa’nın 14. maddesinde de kurumun Yetki ve çalışma usulleri, gelirleri ile bu Yasanın uygulanmasını ilgilendiren sair konular hakkında yönetmelik çıkarma yetkisi tanınmıştır. Bu nedenle 132 sayılı Kanun hükümleriyle davacı kuruma verilen yetkiye dayanarak çıkartılan söz konusu Yönerge’nin de yasal sonuçlarını doğurması gerekir. Talimatname ve talimatlar, aslında idarenin iç işlerini düzenleyici nitelikte olmakla baraber, bazen bir mesele hakkında emri ve hareket tarzını gösterir ve icrai karara dönüşerek üçüncü şahısları da ilgilendirir ve onları diğer idari tasarruflar gibi bağlayıcı olabilir ( Ord. Prof Sıddık Sami Onar; İdare Hukukunun Umumi Esasları, C1, 2S.291-296, 1960 )
Somut uyuşmazlıkta da davacı Kurum’ca maddi tazminat isteminde 132 Sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanarak çıkartılan TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi’nin 10. maddesi ve buna bağlı tarifelere dayanılmaktadır. Söz konusu Yönerge’nin 10.2. maddesinde ”TSE marka/markalarını ve/veya yetki belgelerini sözleşme akdetmeksizin kullanan ya da sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiği halde bu marka veya belgeleri izinsiz kullananlar aleyhine ürünle ilgili ” bir (1) yıllık emsal belge kullanma tavan ücretinin iki (2) katından az olmamak üzere maddi tazminat için yasal yollara başvurulacağı ” düzenlenmiştir. Böylece, TSE markasını izinsiz kullananlar yönünden ürünle ilgili bir yıllık emsal belge kullanma tavan ücretinin iki katı tazminat alınması hususu cezai şart niteliğinde belirlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece 132 Sayılı TSE Kuruluş Kanunu ve bu Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi hükümlerine göre belirlenecek ücretin iki katına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.