Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7457 E. 2014/13709 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7457
KARAR NO : 2014/13709
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/04/2014
NUMARASI : 2014/14-2014/71

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2014 tarih ve 2014/14-2014/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait “A.K.” isimli ticari yatın Kuruçeşme/Beşiktaş İstanbul Limanı’ndan hareket ederek Gemlik/Bursa Tersanesi’ne seyri sırasında makine dairesinden alev aldığını, yardım çağrılmasına ve kıyı emniyetinin müdahalesine rağmen yatın yanarak battığını, davalının yatı sigorta eden şirket olduğunu ve davalının düzenlediği poliçede dava konusu ticari yatın değerinin 1.000.000 TL olarak kararlaştırıldığını, yatın yanarak batması nedeniyle hurda bedelinin de bulunmadığını, bedelinin tamamen karşılanması gerektiğini ileri sürerek 1.000.000 TL’nin 24.03.2010 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yangında sigortalının kusurunun bulunduğunu, yatın sürekli ve kadrolu kaptan ve personelinin bulunmadığını, yatta bulunan kişiler tarafından yangının yayılmasını önleyecek tedbirler alınmadığını, zararın poliçe değeri üzerinden değil gerçek değer üzerinden tazmin edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait ticari teknenin davalı tarafından geçerli şekilde sigorta örtüsüne alındığı, makine dairesinde çıkan yangın sonucu denizde batarak tamamen zayi olduğu, belirlenen 900.000 TL piyasa değerinin teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle 900.000 TL’nin 06.08.2010 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca değişen oranlarda yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, yargılamadan önce bağımsız eksper şirketleri tarafından yapılan incelemelerde davacının yatının değeri 275.000 TL – 450.000 TL arası belirlenmişken, yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu aynı yatın değerini 900.000 TL olarak belirlemiştir. Her ne kadar, bilirkişi kurulu değerin belirlenmesine yönelik olarak, bu tip yatların alım satımlarının

istikrarlı olmadığı, acil ihtiyaçta çok düşük bedelle satılabileceği, 2007’de teknenin 737.000 TL’den satışa çıktığı, bunun acil ihtiyaca yönelik bir ilan olduğu yönünde belirlemelerde bulunmuşsa da, eksperlerin belirlediği değerin bu kadar üstünde bir değer bulunmasının nedeni somut emsallere dayalı bir şekilde açıklanmamıştır. Ayrıca, bilirkişi raporunda 275.000 TL ile 450.000 TL arasında belirlenen değerlerin neden çok düşük olduğu hususunda bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece davalının ciddi nitelikteki itirazlarını da karşılayacak şekilde sigortalı yatın gerçek değerinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu belirlenen bedele göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.