YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7566
KARAR NO : 2014/13857
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ : DENİZLİ(KAPATILAN) 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2013/278-2014/21
Taraflar arasında görülen davada Denizli(Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2013/278-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I. Bank A.Ş. ve davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı TMSF’ye devrinden önce Y. A.Ş’nin Denizli Şubesine 29.11.1999 tarihinde 2.625,98 TL’yi %85 faizle 3 ay vadeli olarak yatırdığını ve yatırmış olduğu paraya karşı havale makbuzu ve banka cüzdanı verildiğini, paranın KKTC’deki off shore bankasına gönderilmediği, Türkiye’de kalarak paravan şirketlere kredi kullandırıldığını ileri sürerek, 2.625,98 TL’nin 29.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı I. Bank A.Ş. vekili, 09.08.2001 tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçların davalı TMSF’ye hem sözleşme hem de fiili uygulama neticesinde nakil ve devir olunduğunu, borçların muhatabının TMSF olup, müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın esastan reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, davaya bakmakla idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın esastan reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dava ihbar olunan vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı Y. A.Ş. ‘nin Denizli Şubesine 29.11.1999 tarihinde 2.625,98 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın Y.Security Off Shore Bank Ltd. Şti. hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, Y. A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin Y. A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları B.Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.625,98 TL’nin 29.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.Bank A.Ş. ve davalı TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 Sayılı BK’nun 41, 55 ve 6762 Sayılı TTK’nun 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı I. Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Somut olayda, davacı ilk kez 16.08.1999 tarihinde 2.070,38 TL’yi off shore hesabına yatırmış olup, mahkemece vade sonu olan 29.11.1999 tarihi itibariyle akti faiz işletilerek bulunan 2.625,98 TL’ye hükmedilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki olmadığından, off shore hesabına ilk yatırılış tarihindeki miktar üzerinden mahkemece hüküm kurulması gerekirken, akdi faiz ilave edilerek bulunan miktar üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı I. Bank A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada Davalı olarak Y.A.Ş. gösterilmiş, TMSF’ de Y. A.Ş’yi izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. Davalı olarak gösterilen Y. A.Ş’nin de, diğer davalı İ. Bank A.Ş ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı İng Bank A.Ş yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TMSF yararına BOZULMASINA, (4) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.