Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7911 E. 2014/13376 K. 08.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7911
KARAR NO : 2014/13376
KARAR TARİHİ : 08.09.2014

MAHKEMESİ : SULUOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2013/279-2014/78

Taraflar arasında görülen davada Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2013/279-2014/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 02.10.1997 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalı şirkette genel müdür olarak çalışmaya başladığını, 21.08.2006 tarihinde “Ö.Et Ticaret Ltd. Şti. ile olan ticari faaliyette gerekli özen ve gözetimi göstermediği, ağır ihmal ve kusurlu davranışları ile müdürlük görevine son verilerek şirketle ilişkisinin kesildiğinin” müvekkiline bildirildiğini, şirketi zarara uğrattığı iddia edilen Ö. Et firması ile olan ticari faaliyet nedeniyle şikayet üzerine başlatılan soruşturmada sadece müvekkili olan davacı ve muhasebe müdürü hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığını, müvekkilinin bu davada kast yokluğundan beraat ettiğini, kararın kesinleştiğini, bu durumda müvekkilinin iş aktinin haksız ve süresi dolmadan sona erdirildiğini ileri sürerek 3.100,00 TL ücret, 19.008,00 TL kıdem tazminatı, 1.550,00 TL iş arama ücreti olmak üzere toplam 23.658,00 TL’nin mevduta uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya verilen yetkinin sınırlı olduğunu, buna rağmen Ö. Et Ticaret Ltd. Şti. ile uzun süreli ve şirket yönetiminden habersiz ticari münasebete girdiğini, anılan şirketin kurucularını, adreslerini, ikametgahını vs araştırmadığını, yönetim kurulunun şart koştuğu peşin satış, kat’i banka mektubu, ipotek gibi güvenceleri almaksızın şirketi ve bölge çiftçilerini zarara uğrattığını, davacının aldığı çeklerin takibe konulmasına rağmen borçluların adresine ulaşılamadığından sonuç alınamadığını, davalının ağır kusurlu eylemleri nedeniyle görevine denetçilerin de katıldığı yönetim kurulu toplantısı ile son verildiğini, beraat kararının davacının şirket idaresinde kusurlu olmadığı sonucu doğurmadığını ve hukuk hakimini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından davacının beraatine karar verildiği, buna göre davacının iş akdinin haksız feshedildiği, alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların maddi ve hukuki olgulara uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kıdem tazminatı olarak brüt 12.819,46 TL’nin iş akdinin feshi tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile, 1.548,80TL ücret alacağı ile 2.112,00 TL yıllık izin ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkette genel müdür olarak çalışan davacının hizmet akdinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 342’nci maddesi uyarınca, şirket müdürleri, kanun veya esas mukavele yahut iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlerle yükletilen mükellefiyetleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemiş olmaları halinde idare meclisi azasının mesuliyetlerine ait hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı mesul olur. Müdürlerin mes’uliyetleri ise aynı yasanın 336’ncı maddesinde gösterilmiştir. Davalı şirket, davacının kendisine yüklenen vazifeleri ihmal etmek suretiyle yerine getirmediğini, sınırlı yetkisine rağmen şirket yönetim kurulundan habersiz olarak Ö. Et Tic. Ltd. Şti. ile uzun süreli ticari münasebete girdiğini, bu şirketle ilgili yeterli bilgi sahibi olmadan ve yönetim kurulunun şart koştuğu teminat mektubu, ipotek gibi güvenceleri almaksızın anılan şirkete yüksek meblağlı vadeli satış yaptığını, bu satış karşılığında alınan çeklerin tahsil edilemediğini, Ö. Et Tic. Ltd. Şti. aleyhine takip başlatılmışsa da kendilerine ulaşılamadığını, davacının kusurlu eylemleri nedeniyle şirketi zarara uğrattığını, bu nedenlerle yönetim kurulunca genel müdürlük görevine son verildiğini, savunmuştur. Şirket müdürlerinin sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğu olup davacı genel müdür TTK’nın 336’ncı maddesi uyarınca hizmet akdinin feshine sebep olan Ö.Et Tic. Ltd. Şti. ile yapılmış satış sözleşmesinde görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, gerekli araştırmaları yapıp yeterli teminatı aldığını, buna rağmen zararın meydana geldiğini ispatlayamadığı sürece davalı şirketin genel müdür olan davacı ile arasındaki iş akdini feshetmesi hukuka uygun bulunmaktadır. Davacının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında beraat etmesi de neticeye müessir değildir. Yukarıda da değinildiği gibi 6762 sayılı TTK’nın 338’inci maddesi uyarınca kusurunun olmadığını ispat yükü davacı genel müdürde olduğu esasından hareket edilip, mahkemece iş akdinin feshine sebep olan sözleşmenin yapılmasında davacının katkısı ile satılan mal bedellerinin tahsil edilememesinde davacının kusurlu olup olmadığının incelenmesi suretiyle iş akdinin feshinin haklı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken salt Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/365 sayılı kararı ile davacının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat etmesi nedeniyle iş akdinin haksız feshedildiği kanısına varılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.