Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9466 E. 2014/17995 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9466
KARAR NO : 2014/17995
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2014
NUMARASI : 2014/45-2014/72

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2014 tarih ve 2014/45-2014/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi H. E..’in davalı…..Raf San. Tic. A.Ş’nin %60 hissesi ile ortağı ve yönetim kurulu başkanıyken 28/04/2013 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra müvekkilleriyle murisin ilk eşinden olan çocukları arasında anlaşmazlık yaşandığını, adı geçen şirketin mallarının murisin ilk eşinin çocukları tarafından kaçırılması ve gizlenmesi girişimlerinin başlandığının öğrenildiğini, murisin vefatına müteakip müteveffanın diğer mirasçıları olan şirketin diğer ortakları tarafından işbirliği halinde bir takım hukuka aykırı devir, tasarruf ve işlemlere girişildiğinin öğrenildiğini, bu kapsamda ilk olarak usule aykırı olarak 04/06/2013 tarihinde çağrı yapılmaksızın bir genel kurul toplantısı düzenlendiğini, hazirun cetvelinde de müvekkili yerine sahte imzalar atılarak toplantıya katılmış gibi gösterildiğini, bu konulara müttali olunmasını müteakip genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali talepli dava açıldığını, davanın kabul edildiğini, ayırca İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2014/2 Esas sayılı dosyası ile 01/10/2013 tarihli genel kurul kararının iptali ve kayyım atanması talepli dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, davalı şirketin hukuk kurallarına göre yönetilmeyip müvekkilleri dışındaki ortakların keyfi ve kötü niyetle davranışlarıyla yönetildiğini, davalı şirket ortakları ve yöneticilerinin müvekkillerinin pay sahipliğinden doğan haklarını önemli ölçüde ihlal ettiğini, müvekkillerinin şirketin işleyişinin dışında bırakılmaya çalışıldığını, şirketin zarar uğratıldığını, söz konusu şirkete kayyım atanmasında aranan haklı sebebin gerçekleştiğini ileri sürerek, davalı…. Raf San. ve Tic. A.Ş. yöneticilerinin idare ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, esas itibariyle davacıların şirkete kayyım atanmasıyla ilgili İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/2 Esas sayılı dosyasıyla talepte bulunduklarını, bu davayla her iki dava arasında davanın hukuki sebebi, konusu ve taraflarının aynı olduğunu belirterek derdestlik itirazında bulunduğu ve derdestliğin 6100 sayılı HMK’nın 116. maddesi uyarınca dava şartlarından olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/2 Esas sayılı dosyasında davacıların işbu davanın davacıları, davalının işbu davanın davalısı şirket ve davanın konusunun davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle 01/10/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamını yoklukla malul olduklarının tespiti ve iptaline, genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına ve bu hususun mevcut dava süreçleri ve davalı şirketin kötü niyetli tutumları da dikkate alınarak tensiple birlikte karar altına alınmasına, organsız kalan ve kötü niyetli şekilde yetkisiz kişiler tarafından yönetilmeye devam olunan şirkete yönetim kayyumu atanması istemine ilişkin olduğu, işbu davanın konusunun da şirketin kötü idaresi nedeniyle şirkete yönetim kayyumu atanması istemine ilişkin olduğu, İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/2 Esas sayılı dosyasındaki yönetim kayyumu atanmasına ilişkin davayla mahkememizin bu dava dosyasındaki istemlerin davanın konusu, tarafları ve sebebi itibariyle birbirinin aynı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin derdestlik itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket yöneticilerinin yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılarak şirkete kayyum atanması talebine ilişkindir. Mahkemece, derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, derdestlik itirazına esas olan İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/2 Esas sayılı dava dosyasında davacı, davalı şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle 01.10.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının yoklukla malul olduklarının tespiti ve ayrıca kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı aykırı olduğu gerekçesi ile iptali, anılan toplantıda alınan kararların yürütmesinin durdurulması, organsız kalan ve kötü niyetli şekilde yetkisiz kişiler tarafından yönetilmeye devam olunan şirkete yönetim kayyumu atanması istemine ilişkin olup, her iki davada da şirkete kayyum atanması talebi mevcut ise de davaların hukuki sebeplerinin dayanılan maddi vakıaların farklı olduğu hususu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.