Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/388 E. 2015/5546 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/388
KARAR NO : 2015/5546
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2014 tarih ve 2012/32-2014/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, proje temelleri 2007 yılında atılan, 2008 yılında da inşaatına başlanan … İlindeki … Alışveriş Merkezinin müvekkiline ait olduğunu, “…” markasının da 36, 41 ve 44. sınıflarda müvekkili adına tescil edildiğini, davalının da 35 ve 43. sınıflarda aynı markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin 24.01.2011 tarihli “… Alışveriş Merkezi” ibareli marka başvurusunun davalı markası nedeniyle 35. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini, hükümsüzlüğü istenen markanın tescil başvurusunun kötüniyet taşıdığını, anılan markanın davalı tarafından kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2008/15284 sayılı “…” ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 556 sayılı KHK’nın 63/3’üncü maddesi uyarınca, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu … Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetkisizlik kararı verilmesini istemiş, esas yönden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “…” ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanımından kaynaklanan üstün hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacı, dava konusu marka üzerinde öncelikli hakkının bulunduğunu, davalının anılan markayı kötüniyetle adına tescil ettirdiğini iddia etmiş, davalı ise müvekkilinin ikametinin bulunduğu … Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazı ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, 556 sayılı KHK’nın 63’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası “Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye’de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünü haiz olup, buna göre, hükümsüzlük davasında üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, mahkemenin kabulünün aksine davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK’nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin yetki itirazının kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.