YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4196
KARAR NO : 2015/11076
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2014
NUMARASI : 2013/384-2014/514
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/384-2014/514 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı ile imzaladığı hizmet sözleşmesindeki rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını ve davacıyı zarara uğrattığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 05/10/2010 tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte 10.000 TL bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının çalıştığı sektörde iş tecrübesi olduğunu, kendi müşteri portföyünü kullandığını, müşteri çevresinin geniş olduğunu, imzaladığı 01/02/2010 tarihli sözleşme ile davalının faaliyet alanları olarak, her türlü kimyevi madde ile kimyevi temizleme maddeleri, yapı malzemesi sanayi ve bununla ilgili her türlü kimyasal katkı ve yalıtım kaplama malzemeleri ile her türlü petrol ürünleri ve kimyasal sanayi mamullerinin sayıldığını, bu maddelere göre davacı şirket gibi iş yapan yerlerde çalışacak pazarlama elemanı için zaten herhangi bir çalışma alanı kalmadığını, sözleşmenin davalının çalışma alanlarını kısıtladığını, davalının daha çok K. ve M. bölgesinde çalıştığını, bu nedenle rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğunu, davalının istifaya zorlandığını, davalının kurduğu şirkette sadece bir ay ortak olduğunu, daha sonra hissesini devrettiğini, şirket kurmaya davacı şirketin teşvik ettiğini beyanla talep edilen 10.000,00 TL’nin hangi zarara ilişkin olduğunun belli olmadığını, davalının herhangi bir zarara sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; BK.349. maddesine göre rekabet yasağı ile ilgili düzenlemelerde süre, yer, işin türü bakımından kısıtlama olmadıkça yapılan düzenlemelerin geçersiz olduğu, dosyaya konu olayda, davalı tarafın davacının hangi bilgilerini kullanmak suretiyle onu zarara uğrattığının belirtilmediği, davalının başka bir iş yerinin kurucu ortağı olsa da bu ortaklığın çok kısa bir süre sürdüğü, bu süre içerisinde davalının davacıya ait bilgileri kullanmak suretiyle onu zarara uğrattığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, rekabet yasağının sınırlarının net bir biçimde belirlenmediği ve sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin hakkaniyete uygun olmadığı, dolayısıyla işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.