YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/549
KARAR NO : 2015/5677
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2011/351-2014/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle 05/10/2005 tarihiden başlayarak, 11303500 ve 11399211 sayılı iki ayrı kodla acentelik yaptığını, sözleşmenin 18/2/2008 tarihinde davalı tarafından … 41. Noterliği’nin 08824 yevmiye nolu ihtarı ile feshedildiğini, müvekkilinin davalı ile acentelik sözleşmesi ile çalıştığı dönem içinde bir çok kişiyi sigorta ettiğini, fakat her bir poliçe neticesinde müvekkiline acente olarak ödenmesi gereken % 45 komisyon bedelinin yaklaşık % 33 üzerinden ödendiğini, eksik ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkilinin portföy mülkiyet hakkı ve poliçe yapılmasından itibaren sonraki 3 yılın komisyon bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik portföy mülkiyet hakkı , komisyon hakkı ve poliçenin imzalanmasından sonraki 3 yıllık komisyon hakları için 20.000 TL nin poliçe tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, davacı yanın netice-i talep kısmının gerekli açıklıktan yoksun olduğunu, sözleşmenin 9/b maddesi gereğince taraflardan birinin diğerine 30 gün öncesinden yapacağı ihbarla sözleşmenin tek taraflı olarak sona erdirilebilmesinin mümkün olduğunu, sigorta acenteleri yönetmeliğinin 13.ncü maddesine göre uygulanacak komisyonların sigorta şirketi ile acenteleri arasında serbestçe belirleneceğini, aynı şekilde hayat sigortaları yönetmeliğinin 7.nci maddesinde de hüküm olduğunu, kaldı ki davacının yapılan komisyon ödemelerinin hiçbir ihtirazı kayıt belirtmeden kabul ettiğini, sözleşmede davacının %45 oranında komisyon ödeneceğine ilişkin hüküm olmadığını, bu nedenle davacının müvekkili şirketten komisyon alacağının bulunmadığını, sözleşmenin sona ermesine kadar doğan davacı komisyon alacağını davacıya tamamen ödendiğini, primleri tahsil edilmemiş poliçeler için komisyon ödemesi yapılmasının söz konusu olmadığını, portföy tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, somut olayda davacının portföyü sayesinde önemli menfaatler elde edilmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı tarafından toplam 57 adet poliçenin ( acentelik ilişkisinin kurulmasından fesih tarihine kadar ) yapıldığı, fesihten sonra bu 57 adet poliçeden sadece 5 tanesi ile ilgili prim tahsilatı yapıldığı, bunun dışında tahsilat tespit edilemediği, tahsilat miktarı 734.76 TL olup, acenteye bu poliçeler dolayısıyla 29,99 TL prim komisyonu tahakkuk ettiğini, davacının , komisyon priminin %45 ödenmesi gerekir iken %33 oranı üzerinde eksik yapıldığı iddiası değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uygulamada yıllar itibariyle %15 ile %33 arasında değişen acente komisyonları uygulandığını, komisyon miktarının taraflarca serbestçe kararlaştırılabileceğini, %45 komisyon uygulanması ile ilgili taraflar arasında ne bir uygulama ne bir de sözleşme olmadığını , bu talebinin haksız olduğu, davalı tarafın davacının portföyü sayesinde önemli sayılabilecek menfaat elde etmemesi nedeniyle portföy tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29,99 TL’nin davalıdan tahsiline, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.