Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7135 E. 2015/9637 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7135
KARAR NO : 2015/9637
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : KAĞIZMAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2015
NUMARASI : 2014/270-2015/15

Taraflar arasında görülen davada Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/01/2015 tarih ve 2014/270-2015/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.433 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin K. İlçesi B. Köyü .. Ada. parselde kayıtlı kayısı bahçesi niteliğinde sigortalı taşınmazı bulunduğunu, 2010 yılı Nisan ayı sonlarında don olayı nedeniyle kayısıların meyve bağlama döneminde zarar gördüğünü, buna ilişkin tespit yaptırdığını ileri sürerek, 7.500 TL’nin yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, 07.08.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 8.262,00 TL’nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, hasarın teminat kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bahçesinde meydana gelen hasarın poliçe kapsamında bulunduğu, davacı vekilinin, poliçede dain mürtehin olarak görünen kooperatiften muvafakatlerini bildirir dilekçe sunduğu, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.500TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, davacı vekili 8.262,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.500 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekili hükmü temyiz etmiş ise de, karar tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca reddedilen miktar temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4 ncü madde hükmü uyarınca REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanana nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 484,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.