YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8868
KARAR NO : 2015/10852
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2015
NUMARASI : 2013/9-2015/30
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/01/2015 tarih ve 2013/9-2015/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve davalı S.. B.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kendisinin de dahil olduğu doktorlardan oluşan bir grup girişimci ile davacı şirketi kurduklarını, 21.11.2006 tarihinde alınan şirket sermayesinin artırılma kararı gereği, şirket ortaklarının payları oranında 05.07.2007 ve 31.12.2007 tarihinde bankaya yatırdıkları toplam 1.538.000,000.00 TL’nin ertesi gün, şirket hastanesinin kiracısı olan davalı şirket tarafından hastane yatırımı ve malzeme alımı için çekildiğini, yaptırılan tespit sonucu davalı şirketin aldığı bu paranın 25.518,19 TL’sını hastane için kullandığının anlaşıldığını, geri kalan 1.512.481,81 TL’nın ise davalı Şirket’in uhdesinde olup oranda haksız şekilde zenginleştiğini, davalı Şirket’e gönderilen ihtara rağmen davalı Şirket’çe paranın iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin paranın çekildiği tarihler olan 05.07.2007 ve 31.12.2007 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirket’ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu alacağın, dava dışı ortaklar E. C. B. ve U. A.T. dışında, şirket ortaklarına teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili, birleşen davada, 10.01.2008 tarihinde davalı Şirket’çe, kendisine ödenen paranın 505.000.00 TL’sının davalı S.. B..’a, diğer birleşen davada, 280.000.00 TL’sının davalı Y.. Y..’a, diğer birleşen davada da 140.000.00 TL’sinin davalı K.. A..’a ödendiğini, bu paraların temsilcisi olduğu şirkete ait olduğunu, davalıların 15.01.2008 tarihinde hisselerini yüksek bir fiyatla kendisine sattıklarını, ayrıca kendi koyduğu sermayeyi de geri aldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00’er TL’nin teslim tarihi olan 10.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsilini talep ve dava etmiş; yargılama aşamasında Y.. Y.. ve K.. A..’a yönelttiği davalardan feragat etmiştir.
Birleşen davalarda davalılar vekili, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, tüm dosya kapsamı,uyulan bozma ilamına göre Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı Şirket ile davalı Şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki nedeniyle davacı Şirket tarafından davalı Şirket’e ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından söz konusu bu paranın 25.519,19 TL’lik kısmı ile ilave iş yapıldığı, kalan kısmın ise davacı Şirket’i temsile yetkisi olmayan, davacı Şirket’teki hissesini satmış olan kişilere ödediği, bu haliyle davalı Şirket’in davacı Şirket aleyhine 1.512.480,81 TL sebepsiz olarak zenginleştiği, ancak davanın kısmi dava şeklinde 10.000,00 TL olarak açılmış olduğu, bu haliyle davacının davalılardan G. Özel Sağlık Hizmetleri İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi’ne karşı açmış olduğu davasını ispat ettiği gerekçesi ile bu davalıya karşı açılmış olan davanın kabulüne, diğer davalılar K.. A.. ve Y.. Y..’a karşı açmış olduğu davaların feragat sebebiyle, diğer davalı S.. B..’a karşı açılan davanın ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı şirket vekili ile davalı S.. B.. vekili temyiz etmiştir.
(1) Davaların birleştirilmesine karar verilmesiyle sadece yargılamaları birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan, mahkemece her dava için ayrı hüküm kurulmalı, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, gerekçeli kararın gerek hüküm başlığında gerekse hüküm kısmında asıl ve birleşen dava ayrımı yapılmaması, ayrıca yine hüküm kısmında hangi dava için ne miktarda harca, mahkeme masrafına ve vekalet ücretine hükmedildiğinin infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde belirtilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı şirket ve davalı S.. B..’a ayrı ayrı iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.