YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9861
KARAR NO : 2015/10272
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2013/239-2014/356
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2013/239-2014/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalı tarafından satın alınan emtianın A.’dan İ.’a nakledilirken hasarlandığını, zararın ibraname alınmak suretiyle sigortalısına ödendiğini, davalının bu hasardan sorumlu olduğunu belirterek 13.605,29 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, taşınan emtianın cam olmasına rağmen emtia üzerinde göndericisi tarafından yerleştirilmiş üst üste yüklemeyi yasaklayan hiçbir işaret bulunmadığını, bu sebeple zararın ambalaj hatasından kaynaklandığını, istenen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca, taşınan eşyaların cam şişe olması sebebiyle işin niteliği gereği istiflemenin, bağlama ve sabitleme işlemlerinin davalı taşıyıcının sorumluğunda olduğu gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR taşımasından doğan tazminat istemine ilişkindir. CMR taşımasında kural olarak istifleme ve bağlama gönderene ait olup; taşıyıcı bunlara nezaret etmemesi halinde, gönderenle birlikte müterafik kusurludur.
Alınan bilirkişi raporunda sabitleme ve bağlamanın taşıyıcıya ait olduğu belirtilmiş, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilmiş ise de; davalı vekilinin bilirkişi raporuna esaslı itirazları bulunmakta olup, itirazların değerlendirilerek CMR uygulamasında uzman bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınması gerekirken, mahkemece karar gerekçesinde itirazlar da karşılanmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.