YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9909
KARAR NO : 2016/4753
KARAR TARİHİ : 27.04.2016
MAHKEMESİ : ……ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2015
NUMARASI : 2014/139-2015/16
Taraflar arasında görülen davada ……. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/02/2015 tarih ve 2014/139-2015/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ……. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan ve internet bankacılığına açık bulunan hesabından internet korsanlığı yoluyla 19.000 TL’nin tanınmayan kişilere eft yapıldığını, durumun fark edilmesi üzerine henüz çekilmeyen kısma banka tarafından bloke konulduğunu, ancak 8.400 TL’lik kısmının üçüncü kişilerce çekildiğini, bankanın kendi sorumluluğu altındaki parayı saklamakla yükümlü olduğunu ve müvekkilinin zararından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 8.400 TL’nin 15/01/2009 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında banka dışındaki davalılar yönünden dava takip edilmemiştir.
Davalı Banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şifresini kasten bir başka kimseye verdiğine ilişkin bir kanıt bulunmadığına göre, bir güven kurumu olan davalı bankanın, nezdinde bulunan davacıya ait mevduatın kaybından kaynaklanan zararın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.400,00 TL’nin dava tarihi olan 04/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizinden aşağı olmamak üzere ticari faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, diğer davalılar hakkında ise, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı,davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 546,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka’dan alınmasına, 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.