YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3541
KARAR NO : 2017/5372
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2015 tarih ve 2014/273-2015/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait 2000/20685 sayılı “MAYA” ibareli markanın kullanmama nedeniyle 5. sınıftaki ve 10. sınıftaki emtiaların tamamı, 9. sınıfta yer alan bazı emtialar ile 35. sınıfta ve 44. sınıfta yer alan bazı hizmetlerin 556 sayılı KHK’nin 42 ve 14. maddesine göre kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın 04.06.2004 tarihinde sicile kaydedildiği, bu andan itibaren kullanma zorunluluğunun başladığı, 5. ve 10. sınıftaki emtiaların tamamı, 9. sınıfta bazı emtialar ile 35. sınıftaki ve 44. sınıftaki bazı hizmetler yönünden davalı tarafın davanın açıldığı tarih olan 11.06.2014 tarihinden geriye yönelik 11.06.2009 tarihine kadar olan dönemde Türkiye sınırları içerisinde kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, 556 sayılı KHK’nin 42 ve 14. maddesine göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davalı adına tescilli 2000/20685 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42. maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmişse de, karar tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin 09.04.2014 gün ve 147/75 sayılı kararı ile 24.06.1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42. maddesinin birinci fıkrasının c bendinin Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yine karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.