Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4656 E. 2020/2813 K. 11.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4656
KARAR NO : 2020/2813
KARAR TARİHİ : 11.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23/05/2019 tarih ve 2015/690-2019/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın müvekkiline ait tescilli terlik tasarımını aynen taklit ederek haksız menfaat temin ettiğini ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile 10.000.- TL maddi 20.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.05.2018 tarihinde ise davasını maddi tazminat yönünden 122.971,23 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davanın tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkin olduğu, davalının üretim ve satışını gerçekleştirdiği dava konusu terlik ürününün biçiminin davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının tasarım hakkına davalıın tecavüzünün ve bu eylemin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine ve durdurulmasına, 88.059,29 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiş, davacı vekili, bu aşamada davadan feragat etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin HMK’nın 74. maddesi çerçevesinde verilen özel yetkiye istinaden feragata ilişkin beyanı ve davalı vekilinin de bu beyanı kabul ettiğine dair beyanları HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay 11.4.1940 gün ve 70 sayılı İBK ve 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı HGK kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davadan feragat nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.