YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1748
KARAR NO : 2020/2103
KARAR TARİHİ : 24.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … köyünde, ekteki krokisinde koordinatları verilen; kuzeyinde …’e ait fıstık bahçesi, doğusunda yamaç, güneyinde dağ ve batısında …’e ait tarla ile çevrili en az 19.082,12 m2. tarlanın tamamının, kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleşmiş olması nedeniyle Medeni Kanunun 713. maddesi gereğince davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı tarafından açılan davanın takip edilmediği, dava dosyasının HMK’nın 150/1. maddesi gereğince 12/03/2015 tarihinde yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, üç aylık sürede davanın yenilenmediği ve re’sen görülecek davalardan da olmadığı, ret sebebinin ortak olması nedeniyle davalılar lehine tek nispi vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiği gerekçesiyle; HMK’nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi uyarınca 480,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılar Maliye Hazinesi ve Orman Yönetimine verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır. Aksinin kabulü; tarafların dayandığı olguların, dolayısıyla elde etmek istedikleri nihai talebin dışına çıkılması sonucunu doğuracağı gibi, temyiz ve karar düzeltme aşamaları da dâhil, yargılamanın son aşamasına kadar gerçekleşecek olan fiili ve hukuki olguların nazara alınması gerektiği sorununu da doğuracaktır. Nitekim; 28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, “Her davada, açıldığı tarihte tespit edilen vaziyetin, hükme ittihaz olunmasının iktiza eylenmesine…” gerekçesine yer verilerek, davanın açılmasına kadar gerçekleşen hukuki ve maddi vakıalara göre hüküm verilmesi gerektiği benimsenmiştir. O halde mahkemece 01.09.2015 tarihinde “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmesinden sonra, dava konusu taşınmaz hakkında 03.12.2015 tarihinde ek kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmakla, yukarıda anıldığı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve kanuna aykırı
bir yön bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/06/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.