Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1519 E. 2021/1976 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1519
KARAR NO : 2021/1976
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.02.2020 tarih ve 2019/382 E. – 2020/80 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ” ibaresinin tescili için davalı Kuruma yaptığı başvurunun, diğer davalı şirkete ait “BİRUNİ” ibareli markaya dayalı olarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, müvekkilinin isminin Kanunla belirlendiğini, müvekkilinin kuruluşuna dair kanun hükmün özel hüküm niteliğinde olması nedeniyle red kararının haksız olduğunu, özel eğitim kurumlarının tescilsiz marka kullanımlarının haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin markaya ayırt edicilik kazandırdığını, davacı ve davalının iştigal alanları ve hitap ettikleri müşteri kitlesi dikkate alındığında markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanmadığını, bu markanın iptali istemiyle açtıkları davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 24.03.2015 tarihli ve 2015/M-1787 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin 32 yılı aşkın süredir “BİRUNİ” markasını kesintisiz olarak kullandığını, 556 sayılı KHK’nın 42/c bendinin iptal edildiğini, davacı tarafça açılan kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılamayacağını, davacı başvurusunun haksız yarar sağlamaya yönelik olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; mutlak ret nedenlerine dayalı olarak başvurunun reddine ilişkin kurum kararının iptali için açılacak davalarda, redde mesnet markanın malikine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, TPMK YİDK’nın itiraz üzerine inceleme yetkisinin Markalar Dairesi Başkanlığı’nca verilen kararın kapsamı ile sınırlı olduğu ve bu nedenle YİDK tarafından 41/04. sınıf “Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basım, hazır hale ….” hizmetleri için re’sen red kararı vermesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı … Laboratuvarı A.Ş. adına açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı TPMK aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK’nın 24.03.2015 tarihli ve 2015/M-1787 sayılı kararının başvuru kapsamından çıkarılan 41. sınıfın 4.alt grubunda “dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” emtiaları ile sınırlı olarak kısmen iptaline ve fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.