Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2186 E. 2021/5678 K. 23.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2186
KARAR NO : 2021/5678
KARAR TARİHİ : 23.09.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2019 gün ve 2019/278 – 2019/891 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.03.2020 gün ve 2020/191 – 2020/2444 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı banka nezdinde bulunan 50.000,00 Euro tutarındaki hesabının, internet ve telefon bankacılığı kullanan suçlular tarafından boşaltıldığını, davacının uğradığı zararın tazmini ve hesabından çekilen paraların tahsili için 28.03.2008 tarihinde açtığı dava sonucunda bankanın tamamen ve kusursuz sorumlu olduğunun kabul edildiğini, ancak mahkemece taleple bağlı kalınarak 20.415,00 Euro’nun tahsiline hükmedildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini, davalı banka tarafından zararlarının tamamının karşılanmadığını savunarak, fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, boşaltılan 50.000,00 Euro hesaptan C. Başsavcılığınca kendilerine 28.09.2012 tarihinde geri ödenen 8.739,00 Euro ve mahkeme kararı ile ödenen 20.415,00 Euro düşüldükten sonra geri kalan 20.846,00 Euro’nun, olay tarihi olan, banka hesabının boşaltıldığı 08.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/23 E., 2013/85 K. sayılı kesinleşmiş ilamına rağmen davacının eldeki davayı açtığını, 6101 sayılı Yasa uyarınca, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun zamanaşımı ile ilgili 60. maddesinin uygulanması gerektiğini, haksız fiile ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davada döviz cinsinden tahsil isteminde bulunulamayacağını, kesinleşen ilamın infazı sırasında faiz konusundaki ihtilafın yansıdığı Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/819 E., 2014/38 K. sayılı ilamının henüz kesinleşmediğini, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına direnilerek davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.