YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2864
KARAR NO : 2022/6882
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2019 tarih ve 2017/462 E- 2019/37 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2019/554 E- 2020/993 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin süresi içinde, davacı vekilinin ise süresi dışında verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Casa” ibareli tanınmış markalarının sahibi olup aynı ibarenin ticari unvanının da çekirdek unsuru olduğunu, davalılar adına tescilli 2012/12967 sayılı “Baby casati” ibareli marka ile müvekkilinin zikredilen markaları ve ticari unvanı arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesi anlamında halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerlik bulunduğunu, davalı yanın, marka tescilini müvekkili markasının tanınmışlığından istifade amacıyla kötü niyetle gerçekleştirdiğini ileri sürerek, dava konusu 2012/12967 sayılı “baby casati” ibareli markanın 35. sınıfta tescilli olduğu “35.01 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil), 35.05 Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. 35.06 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için her türlü mobilyaların ve aksesuarlarının (çocuk odası, ofis grubu, ev mobilyaları, banyo ve mutfak mobilyaları vb.) bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” alt sınıflarında kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2012/12967 sayılı markanın “Sınıf 35: Müşterilerin malları elverişli bir sekilde görmesi ve satın alması için her türlü mobilyaların ve aksesuarlarının (çocuk odası, ofis grubu, ev mobilyaları, banyo ve mutfak mobilyaları vb.) bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satıs magazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile saglanabilir.)” yönünden SMK’nın 6/1 ve 6/5 madde hükümleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, kalan hizmetler için ise oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, dava konusu markanın kararda gösterilen hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı … vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı … vekilinin tüm davacı vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece, 35. sınıfta yer alan, “Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının 2011/103684 sayılı markasının kapsamında yer alan 35/6. sınıftaki mağazacılık ve perakendecilik hizmetleriyle anılan hizmetler arasında 6769 sayılı Kanun’un 6/1. maddesi anlamında benzerliğin mevcut olduğu zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 24.02.2020 tarih, 2019/3749 Esas, 2020/1907 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, mağazacılık ve perakendecilik hizmetleri, mal satımını kapsamakta olup, açık artırma düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri de mal satımını hedefleyen hizmetlerden olduğundan her iki hizmetin birbirleriyle ilişkilendirilebilecek hizmetler olarak kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu markanın kararda gösterilen hizmetler bakımından kısmen hükümsüz kılınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı … vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Davacı vekilince temyize başvurulmuş ise de, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, mümeyyiz davacı vekiline 28.12.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak temyiz dilekçesinin 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 18.01.2021’de mahkemeye sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, süresinde yapılmayan temyiz istemiyle ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 11.10.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.