Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/5447 E. 2022/6806 K. 10.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5447
KARAR NO : 2022/6806
KARAR TARİHİ : 10.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ(İLK DERECE)

Milletler arası Tahkim Komisyonu Nihai Hakem Heyetince verilen 26.11.2019 günlü kararın iptali istemi ile İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesine açılan davanın yargılaması sonucunda davanın reddine ilişkin verilen 26.05.2022 gün ve 2019/15-2022/3 sayılı karar, yasal sürede davacı vekilince temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında İstanbul Tahkim Merkezinde doğalgaz alım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle yapılan yargılamada, Baş Hakem … ile davalı tarafın seçmiş olduğu Hakem…’un İstanbul…’nda bir hukuk bürosunu uzun süre birlikte işlettiklerini ve iş ortaklığı yaptıklarını, bu hususu hakem kararından sonra öğrendiklerini, bu hususun hakemlerce bildirilmemiş olmasının sadece tarafsızlığın ihlaline neden olmaduğunu ve adil yargılama hakkını etkilediğinden kamu düzeninin ihlali olduğunu, tarafların uyuşmazlıkta usule uygulanacak hukuk olarak HMK’yı seçtiğini ve bu hususun tensip ara kararında belirtildiğini, sonrasında ise Hakem Heyetince uyuşmazlığa nihai karar ile MTK’nın uygulanmasına karar verildiğini, taraflar arasında uyuşmazlığa uygulanacak usul hukuku bakımından bir anlaşma varken, tek taraflı olarak anlaşmazlığa uygulanacak hukukun Hakem Heyeti’nce nihai karar ile değiştirilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki anlaşmanın yabancılık unsuru içermediğini, bu nedenle usul olarak HMK’nın uygulanması gerektiğini, ayrıca tanınma ve tenfizi yapılmayan yabancı hakem kararının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu hususun muhalefet şerhinde de belirtildiğini, bahsi geçen yabancı hakem kararının tamamının dosyaya sunulmadığını, bahse konu yabancı hakem kararına karşı iptal davası açılıp açılmadığının belli olmadığını, bu hususların hakem kararının iptali için yeterli olduğunu, hakem kararına dayanak yapılan 20/06/2016 tarihli Zeyilnamenin dava konusu indirim ile bir ilgisinin bulunmadığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, sözleşmenin açık hükmüne aykırılık içeren kararın kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek hakem kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili; Hakem Heyetinin tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Hakem Heyeti üyelerinden herhangi biri ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki ispat edilemediğini, davacının hakem heyetinin teşekkülüne herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalının 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında kaldığını, davalı ile Gazprom arasında görülen tahkim yargılaması neticesinde tesis edilen kararın takdiri delil olarak değerlendirildiğini, kararın yabancı hakem kararına dayanılarak tesis edilmediğini, mahkeme tarafından Tahkim’e konu uyuşmazlığın esasına ilişkin bir inceleme yapılması mümkün olmayıp, 20/06/2016 tarihli zeyilnamenin yorumlanmasının iptal sebebi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılamada; hakem heyetinin teşekkülü sırasında davacının hakemlere ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığı, hakemlerin geçmiş bir dönemde aynı avukatlık bürosunda iş ortaklığının bulunması tarafsızlık ilkesini tek başına zedeleyici nitelikte olmadığı gibi taraflarla ve dava ile ilgili olmayan geçmişteki iş ilişkilerini açıklama zorunlulukları da bulunmadığı, hakem heyetince 17/05/2019 tarihinde hakem yargılamasında usule uygulanacak hukuk bakımından HMK’nın uygulanmasına karar verildiği, davalının tahkim yargılamasına HMK’nın değil MTK’nın uygulanması gerektiğine dair itirazı üzerine ise yapılan incelemede davalı şirketin hissedarlık yapısı nedeniyle olayda MTK m.2/3 uyarınca yabancılık unsuru tespit edildiği gibi gerçekleştirilen işlemler bakımından MTK ve HMK hükümleri arasında fark bulunmadığı, hakem heyeti tarafından davalı ile dava dışı Gazprom arasındaki tahkim yargılaması sonucunda verilen karar delil olarak değerlendirilmiş, ayrıca iptal edilen indirim nedeniyle davacıya geçmişe dönük fiyat farkı yansıtma yapılmasına engel bir sözleşme hükmü bulunmadığı belirtilmiş olup, davacının fiyat farkına ilişkin faturalara itirazı nedeniyle zeyilname eksikliğine dayanılması Hakem Heyetince çelişkili kabul edilmiş, sözleşmedeki doğal gaz fiyatlarının davalı ile Gazprom arasındaki sözleşmeye endekslendiği de dikkate alınarak davacının iddiaları Hakem Heyetince haklı görülmediğinin anlaşıldığı, hakem heyeti kararının esası, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususlar hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacak olduğu; hakem heyeti kararında kamu düzenine aykırı bir yön de tespit edilemediği, iptal davasında resen incelenmesi gereken kamu düzenine aykırılık ve tahkime elverişli olmama hali bulunmadığı gibi, ileri sürülen iptal nedenleri yerinde olmadığı, bir kısım iptal nedenlerinin ise işin esasına girilmesini gerektirip, hakem yargılamasında esasa ilişkin sebeplerin iptal sebebi yapılamayacağı gerekçesiyle hakem kararının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve HMK’nın hakem kararlarının iptaline ilişkin 439. maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın ONANMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 10/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.