Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5010 E. 2022/9410 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5010
KARAR NO : 2022/9410
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2019 tarih ve 2018/414 E. – 2019/704 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan kabulüne-esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2020/322 E- 2021/608 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından ise duruşmalı olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 1998 yılından itibaren enspektör (kılavuzluk, pilotaj yöneticisi) sıfatıyla 25.09.2013 tarihine kadar çalıştığını, davalının işyerine ait Dilburnu römorkunda çalışmakta iken 26.04.2007 tarihinde GIANT 1 isimli geminin yardım talebinin üzerine bu gemiye yardımda bulunulduğunu ve geminin malları ile birlikte kurtarıldığını, bu kurtarmaya ilişkin deniz raporunun ve gemi adamlarının listesinin oluşturulduğunu, ayrıca kurtarılan gemi donatanına karşı açılan davanın 1.500.000 USD harici ödeme neticesinde feragatle sonuçlandığını, mülga TTK 1230 vd maddeleri uyarınca kurtarma ücreti olarak davalı tarafından alınan parada, gemi adamı sıfatıyla faaliyette bulunan davacının da hakkının olduğunu, ancak davacının payının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tam miktarı bilinmeyen mülga TTK 1230 maddesi uyarınca kurtarma nedeniyle davacıya ödenmesi gereken miktardan şimdilik 500.- TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, verilen dilekçeyle talebini tamamen ıslah ederek, toplamda 84.587,48 TL karşılığı olan 37.429,06 Dolara yükselterek, bu bedele dava tarihinden ödeme tarihine kadar devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki efektif kur üzerinden TL karşılığının davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, TTK 1230 vd maddelerine göre zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının gemi adamı sıfatına haiz olmadığını, alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının enspektör olduğu, gemi adamı olmadığının dosya kapsamı ile sabit bulunduğu, davalı taraf ile davacının arasında hizmet akdinin bulunduğu sabit ise de davacının enspektör olması hasebi ile dava konusu kurtarma ücreti alacağının hizmet akdi kapsamında oluşan bir kurtarma ücret alacağı olmadığı anlaşılmakla, somut olayda 1261. maddenin 5. fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin 27.04.2007 tarihinden itibaren başlaması gerektiği, dolayısı ile bu tarihten itibaren 2 yıl geçmekle 27.04.2009 tarihinde zamanaşımı süresinin sona erdiği, davanın ise 28.01.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmakla alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, davalı iş verenin Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/443 D.İş sayılı dosyasında 26/04/2007 ve 27/04/2007 tarihlerinde Giant 1 isimli geminin kurtarılmasında görev alanlara ve yapılan masraflara tespit dilekçesi ekinde sunduğu listede davacının isminin ekspektör olarak yer aldığı, 48 saat çalışmasının bulunduğunun belirtildiği, böylece davacının olay tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nın 1235/3.maddesi gereğince gemi adamı sıfatıyla kurtarmaya katıldığı, davalının, davacının bu sıfatı nedeniyle yaptığı harcama için dava dışı kurtarılan Giant 1 gemisinin donatanından 26/11/2008 tarihinde banka havalesi yolu ile 1.250.000,00 USD karşılığı 1.991.750,00 TL tahsil ettiği, hususları birlikte gözetildiğinde, davacının alacağının 6762 sayılı TTK 1235/3.bend kapsamında olan gemi adamı alacaklarından olduğu ve 6762 sayılı TTK’nın 1261/1.maddesi gereğince bu alacak hakkında zamanaşımı süresinin başlangıcının, hizmet veya iş münasebetinin bittiği tarih olan 25/09/2013’den itibaren başlayacağı, eldeki davanın 28/01/2014 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı, mahkemece aldırılan bilimsel verilere uygun ve yargı denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bilirkişi heyeti kök ve ek raporuna göre, davacının 26/11/2008 tarihi itibariyle davalı yandan talep edebileceği gemi kurtarma hizmet bedeli ücretinin 37.429,06 USD olduğu, davacının talebini 26/11/2018 tarihinde bu bedelin dava tarihi itibariyle TL karşılığı olarak 85.087,48 TL’ye ıslah ettiği, dava tarihi itibariyle dolar kurunun davacının talep ettiği bedelin daha üzerinde olduğu böylece davacının ıslah edilmiş hali ile talebinin yerinde olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesinin hatalı olmuş olduğu, bu kabule göre davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, 85.087,48 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının enspektör(kılavuz) olarak çalıştığı davalı işyerinde, Dilburnu römorkunun 26.04.2017 tarihinde GIANT 1 isimli geminin yardım talebinin üzerine yaptığı kurtarma çalışması sonucunda, davalıya ödenen bedelden mülga TTK’nın 1230. maddesi gereğince davacıya düşen payın tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacının üzerine düşen payı talep etmesi için 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin esasa ilişkin, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince, zaman aşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı ve davalıya haricen ödenen kurtarma bedelinden mülga TTK 1230. maddesine göre davacıya düşen payın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davalının istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince mülga TTK 1230. maddeye göre yapılan hesaplamaya göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de, aynı maddenin son fıkrasında; “Kurtarma veya yardım işlerinin bu maksada tahsis edilmiş olan gemi veya römorkör tarafından yapılması halinde yukarki hükümler tatbik olunmaz.
” hükmolunmuştur.
Kısaca, mülga TTK 1230/son fıkrasına göre, kurtarma ve yardım işlerinin bu amaca ayrılmış olan gemi veya römorkör tarafından yapılması halinde, bu gemi ve römorkörde çalışanlar bakımından maddenin diğer fıkraları uygulanmayacaktır (Gönen Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu 5. Cilt, 5957.).
Bu nedenle, davacının çalıştığı römorkörün kurtarma ve yardım işlerine tahsisli olması ve davacının da bu römorkörün çalışanı olması nedeniyle mahkemece mülga TTK 1230/son maddesine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.