Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5594 E. 2022/9633 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5594
KARAR NO : 2022/9633
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.12.2017 tarih ve 2015/89 E- 2017/1069 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.05.2021 tarih ve 2020/217 E- 2021/429 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1970’li yıllarda davalı şirketin tanıtım ve halka arz faaliyetleri kapsamında şirkete ait çok sayıda hamiline hisse senedi satın aldığını ve davalı şirketin ortağı ve hissedarı olduğunu,müvekkilinin davalı şirkete defalarca yaptığı müracaatlara rağmen davalı şirketin müvekkilini muhatap almasığını ve kâr payı ödemesi yapmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti ile mevcut hisse senetlerinin kaydileştirilmesine, ödenmeyen kâr paylarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, geçmiş temettü tutarları ile ilgili olarak hissedarlara ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin 06.09.2014 tarihinde sermayesini 4.000,000.-TL’den 200.000.000 TL’ye çıkarttığı, davacının bu sermaye artırımı ile ihraç edilen hisse senetlerinden beheri 1.000,00 TL itibari değeri olan 5 adet hisseyi temsil eden toplam 5.000.-TL itibari değerini 2 adet “B” tertibi hamiline yazılı hisse senedinin ve bu hisse senetlerine bağlı kâr payı kuponlarının; 23.10.1983 tarihinde tescil ve 27.10.1983 tarihinde ilan edilen iç kaynaklardan (bedelsiz) sermaye artırım kararı ile, sermayesinin yeniden değerleme fonundan karşılanmak üzere 400.000.000 TL’den 800.000.000.-TL artırıldığı, davacının bu sermaye artırımı ile ihraç edilen bedelsiz hisse senetlerinde beheri 1.000.-TL itibari değerli olan 5 adet bedelsiz hisseyi temsil eden 5.000,00 TL itibari değerli 2 adet ” B” tertibi bedelsiz hamiline yazılı hisse senedi ile bu hisse senetlerine bağlı kâr payı kuponlarının davacının zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı, davacının zilyedi olduğu hisse senetlerinin hamiline yazılı olması nedeniyle; davalı şirketin pay defterine kaydı veya davalı şirket tarafından kayda alınmasının söz konusu olmadığı, davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13.maddesinin kısmen iptal edilmesinden dolayı davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddi cihetine gidilerek yargılamanın esasına girildiği, Anayasa Mahkemesince 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13.maddesinin kısmen iptalinden sonra Yatırımcı Tazmin Merkezi’nin çıkarmış olduğu yönetmelik uyarınca, davacının davalı şirkette sahip olduğu hisse senetlerinin bedeli ile birlikte nemalarını ve davalı şirket tarafından dağıtılmasına karar verilen kâr paylarından davacıya ait hisse senetlerine isabet eden tutarları ancak Yatırımcı Tazmin Merkez’inden talep edebileceği, dolayısıyla davalıdan talep edemeyeceği, bilirkişi raporuna göre, itibari değerleri dikkate alındığında davacının bu hisse senetlerinin maliki olduğu sonucuna ulaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile güncel para birimi ile 0,01 TL itibari değeri olan B tertibi hamiline yazılı hisse senedi ve güncel para birimi ile 0,01 TL itibari değeri olan B tertibi bedelsiz hamiline yazılı hisse senetlerine davacının pay sahibi olduğunun tespitine, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince 12.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2015 gün ve 2015/29-95 sayılı kararı ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13/4 maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı cümleleri iptal edilmiş olup, iptal kararının müktesep hakları ihlal etmemek kaydıyla derdest davalara da uygulanmasının mümkün olmasına, davacının mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne intikal eden sermaye piyasası araçlarının bedelini Yatırımcı Tazmin Merkezi’nden talep etme hakkı bulunduğu, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk
Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.