YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5980
KARAR NO : 2009/11131
KARAR TARİHİ : 14.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan Oraklar Gıda San. Tic. A.Ş’ye açılan davanın husumetten reddine, 34.918,48TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan Fide Konserve San. Tic. A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan Fide Konserve San. Tic. A.Ş. vekillerince istenilmesi ve davalılardan Fide Konserve San. Tic. A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.07.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, somut olayda davacının uğradığı zarar bakımından değişen ve gelişen bir durumun söz konusu bulunmadığından zaman aşımı süresinin olay tarihinden itibaren başlatılmasının gerekmesine, davanın kısmen ıslahı halinde davanın başına dönülerek zaman aşımının kesilmesi olanaksız ise de, davacının 08.08.2007 tarihli ıslah dilekçesi davalı … San. Tic. A.Ş Avukatına usulünce tebliğ edildiği halde, yargılama sırasında ıslahen artırılan miktara yönelik olarak anılan davalının zaman aşımı savunmasında bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı ile davalı … San. Tic. AŞ’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 11.09.1995 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 23,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan Oraklar Turizm Gıda San. Tic. AŞ’ne yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı … San. Tic. A.Ş bakımından ise, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ile davalı … San. Tic. A.Ş avukatları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının olay tarihinde davalılardan Fide Konserve San. Tic. A.Ş çalışanı olduğu, olay tarihinde davacının işvereni olan Fide Konserve San. Tic. AŞ’nin iş kazasından sonraki bir tarihte kazanın meydana geldiği işyerini Oraklar Turizm Gıda San. Tic. AŞ’ne devir ettiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Ticari işletmenin devri halinde, devirden önceki borçlardan devir edenin de, devir alanla birlikte müteselsilen sorumlu olması Yasa gereğidir. Her ne kadar davalı … Turizm Gıda San. Tic. AŞ fide markasının devir alındığını ve işyerinin kiralandığını ileri sürmüş ise de, davalıların olay tarihinden öncesinde ve sonrasında aynı fabrika sahası içerisinde çalışan, benzer ortaklardan oluşan, aralarında organik bağ bulunan iki şirket olduğunun, Fide Konserve San. Tic. AŞ iş yerinin Oraklar Turizm Gıda San. Tic. AŞ tarafından devam ettirildiğinin dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmasına göre, bu savunmaya değer vermek mümkün değildir.
Hal böyle olunca B.K.’nun 179 ve İİK’nun 44. maddeleri gereğince davalı … Turizm Gıda San. Tic. AŞ’nin de tazminattan sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde davalılardan Oraklar Turizm Gıda San. Tic. AŞ’ne yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
3-Davacının iş kazası sonucu %23,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının kusurunun bulunmadığı davalı işverenin % 100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir.( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Mahkemece yukarıda açıklanan ilkelere aykırı biçimde manevi tazminatın az takdiri usul ve yasaya aykırı olmuştur.
4- Hükme esas alınan 06.08.2007 tarihli hesap raporunda davacının sürekli işgöremezlik oranının %16 olduğu ve asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı, bu şekilde bulunan zarardan, davacıya bağlanan gelirin % 23,20 sürekli iş göremezlik oranına göre 2008 yılı Ağustos ayında hesaplanarak bildirilen tüm peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle davacının maddi tazminatının belirlendiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Sigortalıda oluşan sürekli işgöremezlik oranı, sigortalıya bağlanan peşin sermaye değeri ile tazminatın miktarını doğrudan etkilediğinden hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmesi gerekir. Somut olayda, davacıda mevcut sürekli işgöremezlik oranının % 23,20 olduğu ve kontrol kaydının bulunmadığı 19.08.2008 onay tarihli gelir bağlama kararından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının zararının % 23,20 sürekli işgöremezlik oranı esas alınarak hesaplanması yerine, SSK Balıkesir Hastanesinin 20.11.2001 tarihli raporunda yazılı bulunan % 16 sürekli işgöremezlik oranının esas alınarak maddi tazminatın hesaplanması isabetsizdir.
Asgari ücretin uygulanması Kamu düzeniyle ilgili olduğundan bir talep olmasa dahi resen göz önünde tutulması zorunludur. Öte yandan, Kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez. Bu nedenle, asgari ücretlerde bir artma olmuş ise, bu artışlarında hesapta göz önünde tutulması gereklidir.
Yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler (asgari ücretteki artışlar veya toplu iş sözleşmesinin getirdiği olanaklar) göz önünde tutularak yeniden hesap raporu almak, belirlenen bu zarardan 4447 sayılı yasanın ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanarak kurumca bildirilen peşin sermaye değeri indirilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalı … San. Tic. A.Ş bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalılardan Fide Konserve San. Tic. A.Ş. yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz ve temyiz yoluna başvuru harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.