YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6622
KARAR NO : 2022/9448
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.05.2019 tarih ve 2015/30 E. – 2019/357 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.01.2021 tarih ve 2019/2631 E. – 2021/37 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri hakkında… Bankasından kullandıkları bir kısım kredilerin geri ödenmemesi sebebi ile banka tarafından icra takibi başlatıldığını, yine Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/8329 Esas sayılı dosyasında diğer davacılarla birlikte kredi dışı davacı … … A.Ş. hakkında teminat ipoteğinin paraya çevrilmesine yönelik takip yapıldığını, her iki borcun dayanağının aynı olduğunu, dava dışı …’nun taşınmazları üzerine turizm merkezi ve otel yaptırmaya başladıklarını, bu sebeple Ziraat Bankası dahil pek çok bankadan kredi kullandıklarını, fakat bir türlü işletmeyi bitiremediklerini, bu sebeple büyük bir ekonomik sıkıntı içerisine girdiklerini, iş bu kredilerin finansal kiralamalar ve bunların teminatını teşkil eden ipoteklere dayalı olduğunu, borçları ödeyemeyince otel ve turizm tesisini davalı … …’a devretme yönünde ön protokol yapıldığını, davalının vekil edenlere satış sonucu ödeyeceği bedeli bankaya ödeyerek her iki icra dosyasını da temlik aldığını, davalı ile Ziraat Bankası arasında yapılan 06/02/2003 tarihli temliknamede sadece bu iki dosyanın değil onlarca icra dosyasının temlik edildiğini, her iki dosya yönüyle davalıya borçlarının kalmadığını, fakat her iki dosyadan da hala takiplerin devam ettiğini ileri sürerek, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2509 Esas sayılı dosyası ve Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/8329 Esas sayılı dosyalarından davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile Denizim … A.Ş. tarafından Ziraat Bankası lehine verilen ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kullandıkları kredinin geri ödenmemesi sebebi ile başlatılan icra takiplerindeki borçlarının müvekkili tarafından ödenerek Alanya Ziraat Bankası şubesinden temlik alındığını, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/8329 Esas sayılı dosyasından davacılardan …’na ait ipotekli taşınmazın satışının yapıldığını, davacıların işbu satışa ve dosya borcuna da itiraz etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, temliknameye konu takiplerden Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1856 Esas sayılı dosyası ile yine Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/8329 Esas sayılı dosyalarının dava konusu takipler olduğu, 30/03/2001 tarihli protokolde dava konusu icra takiplerinin belirtilmediği, icra dosyalarının taşınmaz satış işleminden iki yıl sonra temlik alındığı, denetime elverişli bilirkişi raporuyla da borç miktarının tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 17/07/2017 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde dava dışı Hanem Tur şirketinin temlik eden bankaya karşı asıl borçlu olduğu, banka tarafından 2000/8105 Esas sayılı takip dosyasında borçlu ve müteselsil kefil sıfatı bulunan …, …, …, T. …’na karşı genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, alacaklı banka tarafından daha sonra da gayri nakdi kredi sözleşmesi teminatına dayanılarak asıl borçlu Hanem Tur şirketi ile birlikte müteselsil kefil konumunda bulunan ve aynı zamanda ipotek gösteren üçüncü şahıslar olarak …, …, …, T. … ile Denizim … A.Ş. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, 30/03/2001 tarihli protokolde 5 nolu parselin 11.700.000,00 DM bedelle davalıya satışının ve ödeme şeklinin açıkça kararlaştırıldığı, davalının satıcıya ait borçların bir kısmını ödemeyi üstlendiği, protokolde davacıların borçlu olduğu dava konusu takip dosyalarının bulunmadığı, takiplerin dayanağı borcun aynı borç olduğu, Alanya 2. İcra Müdürlüğünün (eski 2000/8105 Esas) yeni 2015/1856 Esas sayılı takip dosyasında yapılan toplam tahsilatın 160.914,93 TL olduğu, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/8329 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle yapılan toplam tahsilatın 461.246,00 TL olduğu, müteselsil borçlu ve kefil olan gerçek kişilerin genel kredi sözleşmesiyle toplam borçlarının 8.629.114,41 TL olduğu, üst limit ipoteğinin 2.000.000,00 TL olduğu, davacıların takip dosyaları nedeniyle borçlarının sona ermediği gibi üst limit ipoteği kadar tahsilatında bulunmadığı, dolayısıyla ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.