YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4909
KARAR NO : 2009/1492
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, davetiye pulu olmadığından duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın yaptığı kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunan davalının kızının ölmesi nedeniyle mirasçılarına 31.493.00.-YTL ödeme yapıldığını, aracın istiap haddinden fazla yolcu taşıması nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek, 31.493.-YTL tazminatın 28.3.2007 ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza ile fazla yolcu taşıması arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından aracın kasko sigorta şirketine konu açılan davada Nazilli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/5 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile kaza ile araçta fazla yolcu bulunması arasında iliyet bağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddinekarar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada, davacı sigortaya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle sigortalı olan ve davalıya ait aracın kazada ölen yolcunun mirasçılarına yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, zararın, aracın istiap haddini aşar şekilde araca yolcu bindirilmesi ile taşınması sırasında meydana geldiğini, teminat kapsamı dışında olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/5 E. sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınmıştır. Bu raporda, fazla yolcu taşınması ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilmiştir. Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/5 E. sayılı dosyasının tarafları ile bu dosyanın tarafları aynı olmadığı gibi, dosya içeriğinden anılan dosyada karar verilip kesinleştiği de anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle, Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesince alınan rapor hükme dayanak yapılamaz. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın B. 4 maddesi gereğince, ödemede bulunan sigortacı sigorta sözleşmesine ve bu sözleşemeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği düzenlenmiş, B.4/e bendinde ise, taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle yapılan ödemeler için işletene rücu edilebileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu hükmün uygulanabilmesi için, kaza ile istiap haddinden fazla yük, ya da yolcu taşıma arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/81 E. sayılı dosyası ile Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/5 E. sayılı dosyaları getirilmeli, İTÜ yada … gibi kuruluşlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan kaza sırasında araçta bulunan kişiler nedeniyle taşıma sınırının aşılıp aşılmadığı, kaza ile taşıma sınırı üzerinde yolcu taşınması
arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, kazanın salt bu nedenle meydana gelip gelmediği hususunda ayrıntılı denetime açık gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.