YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7526
KARAR NO : 2022/8634
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.06.2016 tarih ve 2014/830 E. – 2016/429 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davacı TMSF vekili ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ant Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş.’nin yönetim ve denetimine Fon tarafından el konulduğunu, muhasebe kayıtlarında yapılan inceleme sonucu kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farkların bulunduğunun tespit edildiğini, şirket kasasında mevcut açığın fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığının tespit edildiğini, aynı zamanda şirket ortağı olarak resmi kayıtlarda gözükmemelerine rağmen şirket yönetiminin belirli bir grup tarafından yürütüldüğünü, resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının ise göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıklarını, apel yükümlülüğü yerine getirilmemiş iken getirilmiş gibi gösterilmesi usulsüzlüğüne karışarak şirketi zarara uğratan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile şirket çalışanlarının şirketin tüm zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 10.11.2000 tarihinden beri ödenmeyen toplam 100.000,00 TL apel ödemesinin dilekçede gösterilen şekilde davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, reddini istemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, dava konusu eylem ve işlemlerde herhangi bir kusurlarının olmadığı veya kusursuz olduklarının ispat yükünün yönetici ve denetçilere ait olduğu, toplam sermayenin dörtte biri olan 100.000,00 TL’sinin ana sözleşmenin 6. maddesi gereğince tescil tarihinden itibaren ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak bu 100.000,00 TL’nin 10.11.2000 tarihi itibariyle ödenmediği halde ödenmiş gibi gösterildiği, zira kasa ile ilgili muhasebe kayıtları incelendiğinde bu bedelin şirketin kasasına değil İstanbul TL merkez kasası olarak adlandırılan başka bir kasaya ödendiğinin görüldüğü ve anılan kasanın Uzan Grubuna ait grup şirketlerinin tahsilat ve ödeme işlemlerinde kullanıldığının belirlendiği, şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için sermaye ihtiyacı olduğu ve buna göre kanunda açıkça emredilen sermaye taahhüdü hususunun yerine getirilmesi gerektiği, ortakların sermaye ödeme borcunun bulunup, bu borcun ödenmemesi halinde şirketin bu bedeli ortaklardan talep edebileceği, davalılar …, … ve …’in şirketin kurucu ortakları olmakla birlikte aynı zamanda yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları, ortak olarak apel ödeme borcunu yerine getirmedikleri gibi yönetim kurulu üyesi ve denetçi sıfatıyla da apel ödeme borcunun yerine getirilmesini sağlamakla yükümlü bulundukları, yönetim kurulu üyesi ve denetçi oldukları gözetildiğinde kusursuz bulunduklarını kanıtlayamadıkları, bu davalılar hakkındaki davanın kabulünün gerektiği, davalılar … ve …’ın şirketin ortağı veya yönetim kurulu üyesi olmadığı, ancak açılan muhtelif dava dosyaları, İmar Bankası dosyası değerlendirildiğinde esasında uzanların grup şirketlerinin yönetim ve denetimine hakim oldukları somut olay bakımından davalılar … ve …’a şirketin yöneticileri tarafından gönderilen e-postaların bulunduğu ve bu belgelere göre esasında şirket ortağı veya yöneticisi olmamalarına rağmen şirket çalışanlarına talimat verdiklerinin anlaşıldığı, buna göre şirkette ortak ya da yönetim kurulu üyesi sıfatı bulunmamasına rağmen davalı … ve …’ın verdikleri talimatlarla şirketi fiilen yönettikleri, buna göre fiili ve gerçek yönetici oldukları sorumluluklarının BK 41. ve devamı maddeleri çerçevesinde ele alınması gerektiği, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin bu maddede belirtilen tüm unsurların gerçekleştiği anlaşılmakla bu davalıların da fiktif apel ödemelerinden kaynaklanan zarar nedeniyle sorumluluklarının bulunduğu, diğer davalılar …, …, …, …’ın şirket yönetiminde fiilen yer aldıklarına dair herhangi bir delil sunulamadığı anlaşılmakla bu davalılar hakkında açılan davanın reddinin gerektiği, şirket çalışanları davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,…, .. … ve … hakkındaki dava bakımından yapılan değerlendirmede de bu davalıların şirkette muhtelif görevleri ifa ettikleri, bulundukları konum itibariyle sorumluluklarının BK 41. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu davalılar bakımından açılan davayı ispat bakımından delil ibraz edilmediği, bu davalılar hakkındaki davanın da reddi gerektiği, davalı …’in de sermaye ödemelerine ilişkin sorumlu olduğunu gösteren imzasını taşıyan veya bu zarara neden olacak işlemde doğrudan katkısı olduğunu gösteren bir belgenin bulunmadığı ve davalı … hakkında açılan davanın da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı tarafıdan davalılar …, …, …, …, …’e karşı açılan davanın 05.11.2007 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve yasal 3 aylık süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla bu davalılar hakkındaki davanın HMK. 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davacı tarafından davalı …’a karşı açılan davada…’ın bu dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşıldığından, ölüye karşı dava açılamayacağından davalı … hakkındaki davanın bu nedenle reddine, davacının davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,…, .. …, … hakkındaki davanın da reddine, davacı tarafından davalılar …, …, …, … ve …’e karşı açtığı davanın kabulüne,100.000,00 TL’nin 10.11.2000 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı temlik alan TMSF vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alan davacı TMSF vekili ile davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, temlik alan davacı TMSF vekili ile davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.123,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, davacı ( temlik alan) TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 05/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.