YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2878
KARAR NO : 2023/5163
KARAR TARİHİ : 20.09.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/308 Esas, 2022/349 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/545 E., 2021/549 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı Tordemir İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Kahraman Eko Oluklu Muk. Kağ. Amb. Tic. Ltd. Şti.’ne kredi kullandırıldığını, kredi borcu ödenmeyince hesabın kat edilip takip başlatıldığını, takibe itiraz eden davalının Tordemir İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğundan kefaleti için eş rızasının aranmadığını, diğer şirkete verdiği kefaleti için eşinin rızasının alındığını, takiplere konu kredilerin Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile kullandırıldığını, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un (4749 sayılı Kanun) geçici 20 nci maddesinde KGF alacaklarının kamu alacağı olarak tanımlandığını, takipten sonra KGF’nin ödeme yaptığını, bu ödemeden sonra müvekkilinin takibe devam etmek ve tahsilat sağlarsa bunu KGF’ye ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Tordemir İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki hissesini 04.10.2017 tarihinde devrettiğini, her iki şirkete borçlu cari hesap (BCH) kredileri için kefalet verdiyse de Kahraman Eko Oluklu Muk. Kağ. Amb. Tic. Ltd. Şti.’n müvekkilinin imzaladığı sözleşmeye istinaden değil kefil aranmayan yeni bir sözleşmeye dayalı KGF kredisi kullandığını, Tordemir İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ise BCH kredisini kapattığını, müvekkilinin de kefaletten kaynaklı sorumluluğunun sona erdiğini, KGF sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, takip miktarının gerçek miktarı yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/179761 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin 650.863,18 TL asıl alacak, 28.637,98 TL işlemiş faiz ve 1.431,90 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) olmak üzere toplam 680.933,06 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, 680.933,06 TL’nin %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/179762 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin 633.301,73 TL asıl alacak, 27.865,28 TL işlemiş faiz ve 1.393,26 TL BSMV olmak üzere toplam 662.560,27 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/179762 E. sayılı dosya yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarı olan 662.560,27 TL’nin %20’si oranında icra inkâr tazminatının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) madde 67 gereğince davalı borçludan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu borçların KGF kredisinden kaynaklandığını, bu kredilerin kefilsiz olduğunu, oysa müvekkilinin takip konusu sözleşmelerden önceki genel kredi sözleşmelerine kefalet verdiğini, Kahraman Eko Oluklu Muk. Kağ. Amb. Tic. Ltd. Şti.’nin müvekkilinin kefalet verdiği sözleşmelere dayalı kredileri çekmekten vazgeçtiğini, Tordemir İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davalının kefil olduğu BCH kredisini kullanmakla birlikte ödendiğinden hesap bakiyesinin sıfırlandığını, bunun üzerine de yine müvekkilinin kefalet vermediği yeni KGF kredisi kullandığını, Mahkemece genel kredi sözleşmelerinin tamamının araştırılmadığını, davacının sunduğu sözleşmelere itibar ettiğini, cevap dilekçesinde dahi tüm kredi sözleşmelerinin celbini istediklerini, dosyaya ibraz edilen kefalet sözleşmesinin seri numarasının bankaca sonradan elle doldurulduğunu, böylece müvekkilinin sonradan düzenlenen sözleşmelerden sorumlu tutulmak istendiğini, genel kredi sözleşmesi 01.03.2017 tarihini içermekte iken kefalet sözleşmesinin 24.02.2017 tarihli olduğunu, bunun da müvekkilinin sözleşmeye kefil olarak imza atmadığını gösterdiğini, yine 01.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki kefalet sözleşmesi tarihi 24.02.2017 iken oynama yapılarak 01.03.2017 tarihi olarak değiştirildiğini, tarih değişikliği üzerindeki parafın müvekkiline ait olup olmadığının tespitinin gerektiğini, bilirkişinin bu yönlerden inceleme yapmadığını, borçlu şirketler ile davacı arasında imzalanan ek protokollerde belirtilen kredi sözleşmesi numaraları ile müvekkilinin kefalet verdiği iddia edilen kredi sözleşmesinin numaralarının farklı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu genel kredi sözleşmesi ile takibe konu kredilerin ödeme planlarında davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer alması ve takibe konu alacaklardan dolayı davacıya karşı müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulunması nedeni ile davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip konusu sözleşmelerden önceki genel kredi sözleşmelerine kefalet verdiğini, Kahraman Eko Oluklu Muk. Kağ. Amb. Tic. Ltd. Şti.’nin müvekkilinin kefalet verdiği sözleşmelere dayalı kredileri çekmekten vazgeçtiklerini, Tordemir İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davalının kefil olduğu BCH kredisini kullanmakla birlikte ödendiğinden hesap bakiyesinin sıfırlandığını, bunun üzerine de yine müvekkilinin kefalet vermediği yeni KGF kredisi kullandığını, takibe konu borçların ise müvekkilinin kefaleti bulunmayan KGF kredilerinden kaynaklandığını, Mahkemenin davacı ile dava dışı şirketler arasındaki genel kredi sözleşmelerinin tamamını araştırmadığını, davacının sunduğu sözleşmelere itibar ettiğini, defalarca tüm kredi sözleşmelerinin celbini istediklerini, bu hususta ara karar kurulduğu halde “tüm sözleşmelerin sunulduğu” gerekçesiyle ara karardan dönüldüğünü, Mahkemenin tüm sözleşmelerin sunulduğunu bilemeyeceğini, dosyaya ibraz edilen kefalet sözleşmesinin seri numarasının bankaca sonradan elle doldurulduğunu, böylece müvekkilinin sonradan düzenlenen sözleşmelerden sorumlu tutulmak istendiğini, genel kredi sözleşmesi 01.03.2017 tarihini içermekte iken kefalet sözleşmesinin 24.02.2017 tarihli olduğunu, bunun da müvekkilinin sözleşmeye kefil olarak imza atmadığını gösterdiğini, dava konusu kredi sözleşmesinden önce imzalanan kefalet sözleşmesi ile müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yine 01.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki kefalet sözleşmesi tarihi 24.02.2017 iken oynama yapılarak 01.03.2017 tarihi olarak değiştirildiğini, tarih değişikliği üzerindeki parafın müvekkiline ait olup olmadığının tespitinin gerektiğini, bilirkişinin bu yönlerden inceleme yapmadığını, borçlu şirketler ile davacı arasında imzalanan ek protokollerde belirtilen kredi sözleşmesi numaraları ile müvekkilinin kefalet verdiği iddia edilen kredi sözleşmesinin numaralarının farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarını dikkate almadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 581 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dava, kefalet sözleşmelerine dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, dava konusu kredi sözleşmeleri için verilmiş bir kefaletinin bulunmadığını, kefalet verdiği genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırılmadığını ya da kullandırılan kredilerin kapatıldığını, dava konusu kredilerin başka sözleşmeler kapsamında verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Dosya içine alınan Tordemir İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı Banka arasındaki genel kredi sözleşmesi suretine göre sözleşmenin 01.03.2017 tarihinde aktedildiği, davalının müteselsil kefilliğine ilişkin belgenin ise 24.02.2017 tarihinde imzalandığı, Kahraman Eko Oluklu Muk. Kağ. Amb. Tic. Ltd. Şti. ile davacı Banka arasındaki sözleşmenin de 01.03.2017 tarihinde düzenlendiği, davalının müteselsil kefaletine ilişkin belgede ise kefalet tarihi üzerinde düzeltme yapılıp paraflanarak 01.03.2017 tarihinin yazıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, bu parafın da kendi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu hususta grafolog bilirkişi tarafından inceleme yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da raporda davalının savunmaları üzerinde yeterince durulmamış ve dava konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullanıldığına dair bir açıklama yapılmamıştır. Bu itibarla Mahkemece, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması yönünde bilirkişiye yetki verilerek dava dışı kredi borçluları şirketlerle davacı Banka arasında başka kredi sözleşmeleri düzenlenip düzenlenmediği, borçlu şirketlerin icra takibi ve davaya konu kredileri hangi kredi sözleşmesi kapsamında kullandıkları, davalının genel kredi sözleşmesi kefil imza sayfasındaki 24.02.2017 tarihli imzasının dava konusu kredi sözleşmesi kapsamında atılıp atılmadığı, davalının icra takipleri ve davaya konu kredi sözleşmeleri için verilmiş geçerli bir kefaletinin bulunup bulunmadığı hususlarında denetime elverişli bir rapor alınması, gerekirse kefalet tarihinde düzeltme bulunan sözleşmedeki parafın davalının eli ürünü olup olmadığı yönünden de bilirkişi incelemesi yapılması, davalının geçerli bir kefaletinin bulunmadığının anlaşılması halinde dava konusu kredilerin ödeme planlarını imzalamasının kefil olarak sorumlu tutulmasına yetmeyeceği nazara alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.