Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6425 E. 2023/3735 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6425
KARAR NO : 2023/3735
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/737 Esas, 2020/400 Karar
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçelerinde özetle, müvekkil şirketin davalı banka ile doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme kapsamında FTP olarak adlandırılan bir programın şirket sistemine yüklendiğini, banka tarafından bu sistemin kurulmasının ve kendilerinin de sisteme katılmalarının amacının müvekkili bulunduğu şirket tarafından düzenlenen satış faturaları bedellerinin sisteme giriş yapılarak banka tarafından sisteme dahil edilmiş bulunan fatura borçlusu firmaların hesaplarından otomatik olarak ödenmesinin sağlanmasına yönelik olduğunu, müvekkili bulunduğu davacı şirket tarafından dava dışı firma adına tanzim edilmiş bulunan faturanın sisteme girildiğini, sistemin bu işlem için onay verdiğini, vadesinde fatura bedelinin otomatik olarak ödeneceği düşünülerek malların firmaya teslim edildiğini, bankanın söz konusu faturanın sisteme girişinden sonra adı geçen firmanın hesaplarını kapattığını, faturaların sisteme girildikten sonra bankanın ödeme yapma yükümlülüğünün doğduğunu ileri sürerek fatura bedellerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle, müvekkili bulunduğu Finansbank A.Ş. ile davacı arasında doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesi yapıldığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkili bulunduğu şirketin davacı şirkete ödeme borcu olmadığını, davacı şirketin sözleşme hükümlerini bilmesi gerektiğini, birleşen davaya konu faturaların vadesi gelenlerinin ödendiğini gelmeyenlerinin ise vade tarihinde değerlendirileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşmeyi fesih hakkını yerinde kullanmadığı, sözleşme süresinin bitimine 2 ay evveline kadar fesih ihbarının yapılması gerektiği, davacının bu hususa dikkat etmeyerek fesih ihbarında bulunduğu ancak sözleşmenin sözleşme hükümlerine göre fesih olmadığı, davalı bankanın sözleşme hükümleri nazara alındığında faturaların ödenmemesi hususunda haklı olduğu, kaldı ki asıl davada davaya konu faturanın davanın açılmasından 9 gün sonra dava dışı şirketçe ödenmiş olduğu, birleşen davada ise dava dışı şirketin yaklaşık 1 yıl sonra üzerine düşen borcu ödemiş olduğu, bu halde arada geçen sürede meydana gelen kaybı varsa bundan dolayı davacının davalı bankaya değil de dava dışı şirkete başvurması gerektiği, birleşen davanın açılma tarihinin 18.04.2014 tarihi olduğu, asıl davada ödemenin 11.04.2014 tarihi olduğu da nazara alındığında birleşen davanın açılmasında davacı tarafın haksız olduğu, ödemelerin gerçekleşmesinden dolayı asıl dava ve birleşen davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın yargılama giderlerinin kendi üzerinde kalmasına ve vekâlet ücretini davalı bankaya ödemesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 01.06.2022 tarih, 2021/1920 E., ve 2022/4298 K. sayılı kararıyla, birleşen davada yargılama masraflarının hatalı değerlendirildiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, birleşen davanın ödemeler yapıldıktan sonra açıldığını, bu hali ile davacının davayı açmakta haksız olduğunu ve yargılama masraflarından sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında akdedilen doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Asıl ve birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.