Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/22695 E. 2012/16464 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22695
KARAR NO : 2012/16464
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1,62,50/1-a,52/4,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
12.03.2008 tarihli ölü muayene tutanağı düzenlenirken, ölenin kesin ölüm sebebi hakkında görüş belirten Trabzon Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli bilirkişi doktor …’un yemini yaptırılmadan beyanı alınmış ise de, ölenin ölüm sebebinin trafik kazası dışındaki bir sebepten meydana geldiğine dair bir iddia ve dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmaması, …’nin geçirdiği trafik kazasından hemen sonra ölmesi karşısında, sonuca etkili görülmeyen bu husus bozma sebebi sayılmamış; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;ancak,
Dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın gündüz vakti, meskun mahalde, sevk ve idaresinde bulunan çekici ile tek yönlü yolun sağ şeridinden seyir halindeyken, ışık kontrollü dört yönlü kavşakta yeşil ışık yandığını görünce hız kesmeyip yeşil ışıkta geçerek seyrine devam etmesi üzerine; gidiş istikametine göre yolun sağ tarafından, karşıdan karşıya geçmek için kontrolsüzce taşıt yoluna giren …’ye yaya geçidi üzerinde çarpıp, onun aynı gün ölümüne sebebiyet verdiği olayda; sanık savunması ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, ölenin, yayalara hitaben kırmızı ışık yandığı halde taşıt yoluna girdiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın kazanın oluşumunda kusurunun bulunup bulunmadığının tereddütsüz şekilde belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ya da karayolları trafik fen heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre :
1- Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği tarihin 12.03.2008 yerine hatalı olarak 13.08.2008 yazılması ve suçun işlendiği zaman dilimi gösterilmemek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edildiği halde, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığa hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesinde gösterilen gerekçeyle çelişki oluşturacağı da düşünülmeden, “ suçun işlenmesindeki özellikler ve sanığın kusur durumu” şeklindeki oluşa, sanığın kusur durumuna ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.