YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14150
KARAR NO : 2012/24430
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-b, 22/3, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
04/03/2010 tarihli son hükme ilişkin gerekçeli kararın, sanığın bozma öncesi temyiz dilekçesinde bildirdiği “Y……..Nazilli” adresi yerine dosyaya ilk olarak bildirdiği adrese Tebligat Yasasının 35. maddesine göre 29/04/2010 tarihinde tebliğ edilmesinin usulüne uygun bulunmadığı, sonradan 06.05.2010 tarihinde yapılan tebligatın geçerli ve sanığın temyizinin yasal süresi içinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik delillere dayanılarak karar verildiğine, kusur durumuna, cezai ve yasal şartların oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ertelememeye, adli para cezası verilmesine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mağdur … hakkında Aydın Devlet Hastanesince düzenlenen 24.06.2006 tarihli ilk raporda, adı geçenin alnında ödem ve yüzeysel kesi, sol kol ve dirsekte yüzeysel sıyrıklar olduğu, fraktür bulunmadığı belirtildiği halde, aynı hastanece düzenlenen 19.10.2006 tarihli raporda, mağdurda collum femuris kırığı olduğunun belirtilmesi ve her iki rapor tarihi arasındaki sürenin uzun olması karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından olaydan sonra 01.10.2007 tarihinden ölen mağdurun yasal mirasçılarının, mağdurda meydana gelen kırığın nasıl meydana geldiği ve zamanı konusunda beyanlarına başvurulması, yine mağdura ilişkin 24/06/2006 – 19/10/2006 tarihli raporlara konu olan tüm tedavi belgeleri ve varsa film, grafi ve röntgenlerin celbi ile dosyada mevcut raporlar eklenerek en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, katılanın olay nedeni ile yaralanmasından dolayı vücudunda kemik kırığı meydana gelip gelmediği hususunda rapor alınması ve sonucuna göre de sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 61/2. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinin aynı Kanunun 89/1. maddesine gereğince temel ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.