Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/26372 E. 2012/26868 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26372
KARAR NO : 2012/26868
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5327 sayılı TCK’nın 62, 51, 52/2, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Şanlıurfa …’nun katılan olarak gösterilmesi, suç tarihinin tutanak tarihi olan “04/05/2008” tarihi olduğu nazara alınmaksızın gerekçeli karar başlığında “25/08/2005” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Sanığın, Diyarbakır …’nun mahallinde usulüne uygun olarak ilan edilen 13/11/1992 tarih ve 1181 sayılı kararı ile, 3. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak belirlenen sınırlar içerisinde yer alan dava konusu taşınmazda izinsiz olarak “biriket duvar, ara betonarme kolonlu ve temeli mevcut, üstü açık üç odalı” yapı yaptığının belirlendiği, keşif tarihinde yapının temelin üst seviyesine kadar yıkılmış olduğunun tespit edildiği, sanığın savunmasında dava konusu taşınmazın temelini üç yıl önce attığını, evin üst kısmını kapatmak istediğini, belediye görevlilerinin uyarısı üzerine evi yıktığını ancak temelini yıkmadığını beyan ettiği, sanığın suça konu yere izinsiz olarak inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, belirtilen hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı olup, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden,hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının beşinci paragrafına “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.