Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/3001 E. 2012/26496 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3001
KARAR NO : 2012/26496
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 22/3, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kırmızı ışıkta geçerek sebebiyet verdiği olayla ilgili olarak hakkında taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından dava açıldığı, sanığın eyleminin trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarını oluşturduğu, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi gereğince yalnızca taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği, mahkemenin sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği ancak, iddianamede yer alan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, zarar suçu meydana gelmiş olmakla ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, iddia olunan bu suç hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, ceza miktarına, cezanın ertlenmemesine ve sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” kıstası uygulanamayacağından, taksirli suçta kastın yoğunluğundan söz edilemeyeceğinden, temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
2-5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesinin ancak kasıtlı suçlarda uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olmakla, hüküm fıkrasından “sanığın kastı, güttüğü amaç ve saiki” ibarelerinin ve ”sanık hakkında hükmolunan cezanın infazının tamamlanmasına kadar TCK’nın 53/1-2. maddesinde belirtilen hak yoksunluğunun sürdürülmesine, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerinde velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinden koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına” ifadelerinin hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.