Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/31147 E. 2013/28214 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/31147
KARAR NO : 2013/28214
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/2-3 ,50/1-a , 52/2 ,53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Mahkemece, sabit kabul edilen eylem ile bu eylemin oluşturduğu suç ve bu sonuca nasıl ulaşıldığı, hangi delilin hangi nedenle diğerine üstün tutulduğu ve gerekçesi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule görede ;
2-Sanığın 60 promil alkollu olarak kullandığı araçla yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu olayda, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılmak ve teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
3-Hapis cezasının TCK ‘nın 50. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilebileceği gözetilmeksizin, verilen hapis cezasının ,TCK ‘nın 50/1-a maddesine göre seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesine, ayrıca 1 yıl süreyle alkollü içki servis edilen gazino, bar, lokanta gibi yerlere gitmekten mennine karar verilmesi suretiyle TCK’nın 50. maddesine muhalefet edilmesi,4-TCK ‘nın 53/6. maddesindeki sürücü belgesinin geri alınmasına ancak taksirli suçlarda hükmedilebileceği gözetilmeksizin kasten işlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.