Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/31609 E. 2013/17963 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/31609
KARAR NO : 2013/17963
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
4) …, 5) …
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1) Sanıklar …, …, … ve … haklarında beraat
2) Sanık … hakkında, 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar …, …, … ve …’in beraatlerine, sanık …’nin mahkumiyetine ilişkin hükümler katılan vekili ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin “27/12/2008” tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında “28/11/2008” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
17/11/2008 tarihli tutanak ile sanık … tarafından Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun mahallinde ilan edilen, 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararı ile 2. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen Harran İlçesi, İbni Teymiye Mahallesi, 381 parsel sayılı, Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan taşınmazda kaçak inşaat yapıldığının, 02/11/2008 tarihli tutanak ile sanık …’ye ait inşaat alanında … ve …’ın işçi olarak çalışmakta olduklarının, inşaatın sanık …’in ikametinin yan tarafında yapıldığının ve altı ayrı odadan oluştuğunun, dış duvar sıvasının yapılmadığının, üst tabla kalıpları çakılmış, fakat betonun dökülmemiş olduğunun, inşaatın taş temel üzerine betonarme olarak yapıldığının, inşaatın ön tarafında kalıp malzemeleri, inşaat demiri ve çimento bulunduğunun, 27/12/2008 tarihli tespit tutanağında ise; söz konusu inşaatta sanıklar … ve …’in çalışmakta olduklarının, briket duvarları çekiç ile kırarak elektrik tesisatı için plastik boru döşediklerinin belirlendiği, sanık …’nin savunmasında, ikamet ettiği evin ailesinin yaşaması için yeterli olmaması nedeniyle suça konu inşaatı yapmaya başladığını, sanıklar …, … ve …’ın kendisine ait inşaatta işçi olarak çalıştıklarını, dava konusu yerin sit alanı içerisinde olduğunu bildiğini, ancak işçilere bu hususta bir açıklamada bulunmadığını, kardeşi olan sanık …’nin inşaatta çalışmadığını, sadece ustanın başında bulunduğunu beyan ettiği, sanık …’nin de aynı doğrultuda anlatımda bulunduğu, sanıklar …, … ve …’ın ise dava konusu yerin sit alanı içerisinde olduğunu bilmediklerini, inşaat sahibi tarafından bu konuda kendilerine bilgi verilmediğini ifade ettikleri, sanık …’nin suça konu binayı tamamen yıktırdığına dair beyanı üzerine mahkemece 07/04/2010 tarihinde mahallinde yeniden icra edilen keşifte, suça konu inşaatın yıkıldığının, molozların kaldırıldığının gözlemlendiği, keşfe katılan inşaat mühendisi ve arkeolog bilirkişiler tarafından, suça konu inşaatın yıkılması ile sit alanına inşai ve fiziki müdahalenin tamamıyla ortadan kaldırıldığının, binanın inşasında temel kazılmadığı için toprak altındaki tarihi kültür tabakalarına zarar verilmemiş olduğunun rapor edildiği anlaşılmış olup,
Sanıklar …, … ve …’ın dava konusu yerin sit alanı içerisinde bulunduğunu bilmediklerine dair, yine sanık …’nin tutanak tarihinde elektrik ustasına nezaret ettiğine, inşaat ile bir ilgisinin bulunmadığına ilişkin savunmalarının diğer sanık …’nin anlatımları ile de doğrulanması, tüm dosya kapsamı itibarıyla adı geçen sanıkların mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında tebliğnamede sanıklar …, … ve … haklarında bozma öneren (a) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıklar …, …, … ve …’nin haklarında yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından kasten işlendiğinin sabit olmadığı, sanıkların üzerlerine atılı suçu kasten işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Sanık … hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, sanık …’nin, suç işleme kastının bulunmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanık Yesin Bike hakkında tesis edilen (2) numaralı hüküm fıkrasının (d) bendine “ 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, diğer kişiler yönünden ise anılan hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, katılan vekilinin, beraate ilişkin kararının eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar …, …, … ve …’nin beraatlerine dair hükmün doğrudan, sanık …’nin mahkumiyetine ilişkin sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ise DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.