Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/4088 E. 2012/25500 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4088
KARAR NO : 2012/25500
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’ nın 89/1,2-b; 62; 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm,sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü :
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin bozma nedenleri dışında kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın olay tarihinde gündüz saatlerinde 2.8 m genişliğinde, çift yönlü, asfalt düz eğimsiz, dar köy yolu üzerinde yönetimindeki yolcu minibüsü ile Cevizlik Köyü yönüne giderken, yolda ıslık çalan geç farkettiği bir yolcuyu almak için durup kontrolsüzce geri manevra yaptığı esnada, yayalar için kaldırım veya banket şeklinde ayrı bir yürüme alanı bulunmayan yolun kenarında arkası dönük olarak yürümekte olan ve az öncesi yanından geçtiği katılan yayaya, oluşa uygun bilirkişi raporuna göre tam ve asli kusurlu şekilde çarpıp düşürerek ön ve arka tekerlekleriyle üzerinden geçmesi sonucu yaralanmasına sebep olması şeklinde gerçekleşen olayda,
Hükme dayanak alınan pratisyen doktor tarafından düzenlenmiş 30.11.2007 tarihli doktor raporunda, katılanın üst dişlerinin birinde kırık oluşturacak şeklinde yaralandığı belirtildiği, ancak kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesi belirtilmediği ve katılan tarafından olay nedeniyle 3 dişinde de çatlak oluştuğunu, ve 4 dişine de protez yapıldığının beyan edilmesi ve katılan vekilince bu nedenle yeniden adli rapor aldırılması talep edildiği halde, katılanda oluşan kemik kırılmalarının sayısı ve hayat fonksiyonlarını etkileme derecesi hususunda kesin doktor raporu aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın tam ve asli kusurlu oluşu ve katılanın yaralanmasının ağırlığı dikkate alınarak sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve hak ve nasafet kuralları gereği alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.