Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/25352 E. 2014/22681 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25352
KARAR NO : 2014/22681
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, TCK’nın 52, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören … adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmeyerek, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Sanık …’dan, … adlı şahsın, gömü bulduğunu söyleyerek, gömüyü satmak için müşteri bulmasını istediği, bu amaçla, sanık …’un kuyumcu olan tanıdığı şahsa gömüyü gösterebileceğini söylediği, aynı eyleme ilişkin, Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/346 esas, 2011/388 karar sayılı dolandırıcılık suçunda şikayetçi sıfatıyla dinlenen …’in, sanık …’un kendisini arayarak elinde 8 kg. altın olduğunu, köyde olması nedeniyle altınları satamadığını, kendisinin satın almasını söylediğini beyan ettiği, şikayetçi …’nin altın sikkeleri beraber almak konusunda anılan dosyada diğer şikayetçi …’ı ikna ettiği, şikayetçi …’nin, Denizli iline giderek … isimli şahısla görüştüğü ve numune altın sikke aldığı, tarafların altın sikkeler için 150.000-TL ödeme yapılması ve 20.000-TL’nin teslimatta ödenmesi konusunda anlaştıkları, sanık …’un, pazarlık aşamasında …’ın yanında bulunduğu, şikayetçiler ile Denizli İlinde buluştukları, şikayetçilerin ilk ödeme olan 20.000-TL’yi verdikleri fakat altınları teslim alamamaları üzerine numune olarak aldıkları altın sikkeleri emniyet görevlilerine teslim ederek sanık hakkında suç duyurusunda bulundukları ve sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dolayı dava açıldığı, serbest bilirkişi tarafından suça konu eserler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12/12/2011 tarihli rapor ile 4 adet eserin, … dönemine ait olduklarının, 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif
ve tescile tabi olduklarının belirlendiği, sanık …’un aşamalarda verdiği benzer ifadelerinde, …’ın gömü bulduğunu ve satmak için kendisinden müşteri bulmasını istemesi üzerine, tanıdığının kuyumcu olduğunu, ona satabileceğini söylediğini fakat …’ın müşterinin tanıdık olmasını istemediğini, Konya’dan gelen şahısların olduğunu ve onlarla konuşmasını istemesi üzerine, şahısları Denizli eski garajında karşılayarak, şikayetçi …’yi, … ile görüştürdüğünü, şikayetçinin numune aldığını ve … ile para konusunda konuştukları sırada yanlarında olduğunu, …’nın parayı aldığını fakat altınları teslim etmediğini beyan ettiği, anılan dosyada şikayetçi sıfatıyla dinlenen …’in duruşmadaki beyanında, sanık …’un kendisini arayarak elinde 8 kg altın olduğunu, köyde olması nedeniyle altınları satamadığını, kendisinin satın almasını istediğini söylediğini beyan ettiği, 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşabilmesi için gerçekleştirilmesi gereken seçimlik hareketlerden birinin, “bildirimi yapılmamış kültür ve tabiat varlığını satışa arz etmek” olduğu, somut olayda; sanık …’un, satışa arz etme eylemini geçekleştirdiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, altınları satmak konusunda kimseyle görüşmediğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
TCK’nın 53/3. Maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının üçüncü bendinin “TCK’nın 53/3. Maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi