Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/294 E. 2013/19505 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/294
KARAR NO : 2013/19505
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun beraatlerine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde, jandarmaya ismini vermeyen bir şahıs tarafından Tutak İlçesi, Ortayamaç Köyü, Gedikli Mevkiinde kaçak kazı yapıldığının ihbarı üzerine olay yerine intikal eden güvenlik güçlerinin sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk …’in olay yerinde bulunduklarını, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 24/09/2009 tarihli ve 1425 sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen höyüğün civarında yer alan arazinin bir kısmının 80×60 cm ebatlarında ve 10 cm derinliğinde kazılmış olduğunu, olay yerinde 2 adet kürek, 1 adet bel küreğin ve 1 adet demir şişin ele geçirildiğini tespit ettikleri, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda değişmeyen savunmalarında; olay günü sanıklardan …’in tarlasının ilerisinde bulunan dereye gidip traktörle kum taşımak üzere yola çıktıklarında sanıklardan …’in tarlasını kazılı halde görmeleri üzerine araçtan inerek meraklarını gidermek için kazı yapılan yere geldiklerini ve define aramak amacıyla kazı yapmadıklarını ifade ettikleri, tutanak tanığı Murat Öztürk’ün, olay yerine vardıklarında sanıkların define aramak maksadıyla ya da başka amaçla kazı yaptıklarına şahit olmadıklarını, sanıkları olay mahallinde görmeleri nedeniyle kazı işini sanıkların yapmış olabilecekleri düşüncesiyle tutanakta sanıkların ismine yer verdiklerini, oysa sanıkların tarlanın ilerisindeki dere yatağından kum almak üzere yola çıktıklarında tarlayı kazılı halde görünce araçtan inip meraklarını gidermek üzere tarlaya geldiklerini söylediklerini beyan ettiği anlaşılmış olup, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı izinsiz olarak kazı yapma suçunu işlediklerine dair, aşamalarda kendi içerisinde ve birbirleriyle uyumlu, ayrıca tutanak tanığının anlatımları ile doğrulanan savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, tebliğnamade sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmasına rağmen beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri
gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 10/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.