Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/5230 E. 2013/26130 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5230
KARAR NO : 2013/26130
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1,2-b,3-b-son; 22/4, 62/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü :
Olay günü 13:20 sıralarında sanığın idaresindeki … ile, meskun mahal içi, bölünmemiş, tek yönlü, 12 m. genişliğindeki, zemini ıslak yolda seyri sırasında 32 metre ilerde bulunan ışıklı kavşaktaki yaya geçidi yerine olay yerinden soldan sağa karşıya geçmeye çalışan ve ilk geçiş hakkını araçlara bırakmayan 74 yaşındaki katılan yayayı, görüp iki kez de korna çalmasına rağmen, mahal şartlarına uydurmadığı hızının etkisiyle soldaki yaya kaldırımına 2,5 metre mesafede yol içinde çarpması sonucu, katılanın vücudunda ağır (4.) derece kemik kırığı oluşacak ve sağ dizinde ve sağ omuzunda meydana gelen yaralanmanın organlardan ikisinin sürekli zayıflaması niteliğinde olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olay nedeniyle,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, eksik incelemeye ve kusura ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Meydana gelen olayda sanığın tali kusurlu olduğu tespit ve kabul edilmiş ise de; temel cezanın tayininde TCK’ nın 61. maddesindeki kusur dışındaki diğer ölçütler ve bu bağlamda sanığın eylemi sonucu oluşan zararın derecesi de dikkate alınmak suretiyle asgari hadden uzaklaşılarak hak ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde alt sınırdan ceza tayini,
2-Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesince düzenlenen 3/11/2008 ve 13/4/2010 tarihli kesin doktor raporlarına göre, katılanın ağır (4.) derece kemik kırığı ve sağ dizinde ve sağ omuzunda meydana gelen yaralanmaların organlardan ikisinin sürekli zayıflaması niteliğinde olup organlarından birinin işlevinin yitirilmesi sözkonusu olmayıp kalıcı uzuv zaafı oluştuğu, dolayısıyla eylemin aynı Kanunun 89/2-a ve b maddesine uyan suçu oluşturduğu, sanık hakkında tayin edilen temel cezanın TCK’nın 89/2-a-b madde ve bendi ile arttırılması ile yetinilmesi gerekirken sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/3-b maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı da gözetilmeden, ayrıca 89/3-b maddesi uyarınca da artırım yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.