YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19333
KARAR NO : 2015/9355
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Özel hastanede kadın doğum uzmanı olan sanığın ağrı şikayeti ile kendisine başvuran hamile olan mağdureyi ultrason ile muayene edip 14 haftalık fetusun ölü olduğunu belirleyip, mağdurenin kürtaj olması gerektiğini belirterek, aynı gün mağdureye kürtaj işlemi yaparak taburcu ettiği, katılanın dinmeyen şiddetli ağrılar nedeniyle ertesi gün sanığın çalıştığı hastaneye tekrar gittiği, yapılan kontroller sonucu katılanın rahminin zarar gördüğü belirlenerek ameliyata alındığı ve yapılan ameliyat ile katılanın rahminin çıkarıldığı, bu şekilde sanığın kusurlu davranışları ile mağdurenin organlardan birinin yitirilmesi ile sonuçlanacak şekilde yaralanmasına neden olduğunun iddia edildiği olayda;
Soruşturma aşamasında adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 11/07/2011 tarihli raporda; sanığın kusur durumu hakkında “29.04.2011 günü yapılan kürtaj sonrası hastada bulunan ve gittikçe artan ağrı sonrası gerekli takip ve kanama kontrollerini yeterince yapmamış olan Dr….’ın söz konusu olayda tıbbi yönden kusurlu olduğu”nun belirtildiği, kovuşturma aşamasında 06/03/2013 tarihinde …. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen bilirkişi kurulu raporunda ise, sanığın, gerekli takip ve kanama kontrollerini yeterince yapıp yapmadığına dair bir değerlendirmede bulunulmadan sanığın kusurunun bulunmadığının belirtildiği dikkate alındığında; katılanda kürtaj sonrası kanamanın meydana gelmesi ve seyrinde, sanığın, kusurlu eyleminin bulunup bulunmadığı, kürtaj sonrası gerekli takip ve kanama kontrollerinin yeterince yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti için, … İhtisas Kurulundan ek rapor alındıktan sonra, sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.