YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8033
KARAR NO : 2015/3918
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/1919-2014/190
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece HMK’nun 9. maddesi gereğince yetkili icra dairesinin Tarsus İcra Dairesi olduğu bu nedenle davacı tarafça geçerli bir icra takibinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 24.07.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile toplam 34.500 TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı süresinde yaptığı itirazında yetkili icra dairesinin Tarsus İcra Dairesi olduğunu, ayrıca kira borcu da bulunmadığını belirtmiştir. Kira alacağı davalarında hangi mahkemenin yetkili olduğu genel yetki kurallarına göre belirlenir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’unun 6.maddesinde (H.U.M.K.nun 9.maddesi) genel yetkili mahkeme belirlenmiştir. Bundan ayrı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 89/1 maddesinde (B.K.nun 73.maddesi) ” Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; (1) Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir ” düzenlemesi bulunmaktadır. Yine 6100 sayılı HMK’nun 10. maddesinde ” Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” düzenlemesi bulunmakta olup, kira borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olması nedeniyle, davacının yerleşim yeri mahkemesi de (icra dairesi de) yetkilidir. Davanın konusu sözleşmeden doğan para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise bu para borcu alacaklının (davacının) ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Bu nedenle davacı alacaklının yerleşim yerinde takip yapmasında bir usulsüzlük bulunmadığından işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, geçerli takip bulunmadığı belirtilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.