Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/21024 E. 2015/13460 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21024
KARAR NO : 2015/13460
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/147029
Mahkemesi : Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 09/12/2013
Numarası : 2011/525 – 2013/793
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde; Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği, buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı; 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, sanığın Antalya İli, …. İlçesi, …. Mahallesi, 828 ada, 2 parsel sayılı olup, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 13/10/1991 tarihli ve 1207 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece doğal sit alanında yer alan ayrıca kıyı kenar çizgisinde ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tescilsiz taşınmazı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile aralarında düzenlenen 20/03/2009 tarihli kira sözleşmesi ile disco, kafeterya ve restoran olarak kullanmak üzere kiraladığı, tanık K.. A..’in şikayeti üzerine Kurul görevlileri tarafından yerinde yapılan inceleme neticesinde, sanığın kullanımında bulunan taşınmazda Kurulun 05.05.2005 tarih ve 377 sayılı kararıyla onaylı projesine aykırı olarak zemin katta 57,15m2, bodrum katta 88,00m2 olmak üzere toplam 145,15 m2 kapalı alan oluşturulduğu, Lara Falez Koruma Bandında yer alan falezlerin içten oyularak tahrip edildiği ve bodrum katta ilave restaurant mekanının oluşturulduğu hususlarının tespit edildiği, sanığın suça konu uygulamaların daha önce yanında çalışan K.. A.. tarafından gerçekleştirildiğine, adı geçen şahsın tüm işlemlerin kendisi tarafından yapılacağını beyan ettiğine, bu nedenle suç kastının bulunmadığına dair savunmalarının, gerçekleştirilen inşai uygulamaların kapsamı nazara alındığında sanığın bilgisi ve izni olmaksızın yapılmasının hayatın olağan akışına uygun ve itibar edilebilir mahiyette olmadığı,
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 740 sayılı İlke Kararı ile değişik 728 sayılı Doğal (Tabii) Sitler, Koruma Ve Kullanma Koşulları ile İlgili İlke Kararında 1. derece doğal sit alanlarının bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlar olduğunun, bu alanlarda, bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağının belirtilmesine rağmen şehrin sosyal ve kültürel hayatı açısından büyük önem taşıyan, Antalya’nın önemli doğal sembollerinden birisi olan falezler tahrip edilerek üzerine ilave yapılar yapılmasının aynı zamanda falezlerin ve dolayısıyla sit alanının zarar görmesine neden olması karşısında sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.