YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23188
KARAR NO : 2015/9335
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olan dava türünün gerekçeli karar başlığında 466 sayılı Kanun gereğince tazminat davası olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin herhalde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, davacının tazminat talebine dayanak teşkil eden beraat hükmünün 15.05.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 22.10.2013 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Dava dilekçesinde gelir kaybı olarak 1.000 TL talep edilmiş olması ve yazılı ya da sözlü olarak ıslah beyanında da bulunulmaması karşısında, HMK‘nın 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” kuralı uyarınca talep edilen miktarı geçmeyecek şekilde gelir kaybına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde talepten fazla olarak 1.083 TL gelir kaybına hükmedilmiş olması,
2- Tazminat davasının dayanağı olan beraat hükmü ile birlikte davacı lehine 575 TL vekalet ücretine hükmedildiği gibi davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 1.000 TL bedelli serbest meslek makbuzunun beraat kararından sonra 20.10.2013 tarihinde düzenlendiği ve maddi tazminat hesabında nazara alınamayacağı gözetilmeden, mahkemece 575 TL tutarındaki vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi suretiyle maddi tazminatın fazla tayini,
3- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.