Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/14789 E. 2017/788 K. 06.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14789
KARAR NO : 2017/788
KARAR TARİHİ : 06.02.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davanın reddi

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacının tutuklandığı tarih itibariyle dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında, 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı, ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği ve Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarih, 2014/141 Esas, 2014/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Yazı İşleri Yönetmeliğine göre süresinde tebliğ edilip kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren ise 3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği ve dava süresi açısından Borçlar Kanununun 60. maddesindeki sürenin kabulü ile her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar hakkında beraat hükmünün verilmesinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği bu kapsamda, tazminat talebinin dayanağı olan Kadıköy 1. (İstanbul Anadolu 3.) Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/366 Esas – 2010/42 Karar sayılı ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında 11.03.2010 tarihinde yağma suçundan beraat kararı verildiği ve kararın 20.05.2010 tarihinde kesinleştiği, yine Dairemizce temyiz incelemesi sırasında UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede davacının 18.12.2012 tarihinde tazminat talebinin dayanağı olan tutukluluk süresinin Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/353 Esas – 2007/130 Karar sayılı ceza dava dosyasından verilen hükümlülüğünden mahsubunu talep ettiği, daha sonra da çeşitli defalar mahsup talebinde bulunduğu ve nihayetinde 18.06.2013 tarihinde mahsup talebinde bulunması üzerine 09.07.2013 tarihinde verilen ek karar ile tutukluluk süresinin Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/741 Esas – 2011/245 Karar sayılı ceza dava dosyasından verilen hükümlülüğünden mahsubuna karar verildiği, mahsup talep etmesi suretiyle davacının hakkında verilen beraat hükmünün kesinleştiğinden haberdar olduğu, buna karşın tazminat davasının ise 31.10.2013 tarihinde 466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde öngörülen 3 aylık sürede açılmadığı dikkate alınarak davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, tutuklama işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, gerekçesi itibariyle yanlış, sonucu itibariyle doğru kabul edilmiş, gerekçeli karar başlığında hüküm duruşmasında hazır bulunan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerine yer verilmemesi mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği, 31.10.2013 olan dava tarihinin 11.11.2013 şeklinde yazılması ise mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak görülmüştür.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının davanın reddine karar verilmesinin adil olmadığına, tazminat hakkının hatırlatılmadığına ve beraat kararının kendisine tebliğ edilmediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.