YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/91
KARAR NO : 2015/16942
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekili ve sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay günü, gündüz saat 12.45 sıralarında, sanığın idaresindeki yolcu otobüsü ile çizgi ile bölünmüş tek yönlü yolda, yağışlı havada ve meskun mahal dışında, direksiyon hakimiyetini kaybederek, karşı yol bölümüne geçtiği ve burada yol dışı kalarak kayalıklara çarparak durduğu, otobüste yolcu olarak bulunan 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin nitelikli şekilde yaralandığı olayda; sanığın tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş şekli, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca, asgari hadden daha fazla uzaklaşarak ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK’nın 50/4, 50/1-a maddelerinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adli para cezasına çevrilebileceği belirtildiği, tam kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesinde “verilen hapis cezasının süresi itibari” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.