YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10900
KARAR NO : 2015/18435
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2011
NUMARASI : 2009/1917-2011/1279
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle müvekkilinin fabrika binasında haciz yapıldığını haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını, mahcuzların haczedildiği tarihte müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisinin O.. A.. olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı asıl, davaya cevap vermemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu haczin yapıldığı yerde ödeme emrinin tebliğ edilmediği, borçlu A.. A..’ın davacı şirketin ortağı ve çalışanı olmadığı, aynı şekilde diğer borçlunun da davacı şirketin ortağı olmadığı, alınan bilirkişi raporu ile de mahcuzların 3. kişiye ait olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
İcra Hukuk mahkemelerinde açılan istihkak davaları icra takip dosyalarının devamı niteliğindedir. Yeniden vekalet sunulmasına gerek olmadan takip dosyasındaki vekalet ilişkisi esas alınarak istihkak davasının yargılamasına başlanır ve sonuçlandırılır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK’nun 73. 81. 82. ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Bu sebeple, dava dilekçesinin ve gerekçeli kararın icra takip dosyasını başlatan alacaklı vekiline tebliği gerekirken alacaklı asıl yapılması HMK’nun 27. maddesinde düzenlenen “hukuki dinlenme hakkı”nın da ihlali niteliğindedir.
Bu sebeple, dava dilekçesi de dahil yargılama faaliyeti içinde yerine getirilen ve taraflara tebliği gereken işlemlerle ilgili tebligatın davalı alacaklının vekiline yapılarak, davaya yönelik beyanları alınıp, göstereceği deliller toplanarak dosyada bulunan diğer deliller de dikkate alınıp uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken davalı alacaklı asıl tebligatların yapılarak yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı alacaklının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 341,55 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.