YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10414
KARAR NO : 2017/2346
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Davanın reddi
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında açılan davanın, önceden verilmiş hüküm bulunduğundan reddine ilişkin hüküm, katılan … müşteki vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
17/08/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, doğal sit alanlarında izinsiz gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma hakkının …’na ait olması karşısında, mahkemece katılan olarak kabul edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, sanık hakkında tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2- Müşteki … vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Suçtan zarar gören … adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanında kalan Beykoz ilçesi, Mahmut Şevket Paşa Köyü…. adresinde, sanığın kaçak inşaat yaptığından bahisle düzenlenen 08/09/2009 tarihli yapı tespit tutanağına istinaden 24/09/2009 tarihli iddianame ile Beykoz Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda, anılan mahkemenin 12/04/2010 tarihli, 2009/1136 Esas, 2010/191 Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin 10/05/2010 tarihinde kesinleştiği,
İncelemeye esas dosyada ise, yukarıda bahsedilen Beykoz ilçesi, Mahmut Şevket Paşa Köyü, Çapa çıkmazı No:10 adresinin yanında mevcut tek katlı binanın tamir edilerek sıva yapıldığının ve doğramalarının değiştirildiğinin 09/11/2009 tarihli tutanak ile tespit edilmesi üzerine, sanık hakkında 28/06/2013 tarihli iddianame ile dava açıldığı, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 21/01/2014 tarihinde icra edilen keşif sonrası inşaat bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 26/04/2013 tarihli raporda, davaya konu tek katlı binanın yıkılmış olduğunun, ancak betonarme temelinin mevcut olduğunun, binanın, dosya kapsamında bulunan 07/03/2005 tarihli hava fotoğraflarında da görüldüğü üzere 2005 yılı öncesinde mevcut olduğunun belirtildiği, sanığın savunmasında, emekli olduktan sonra ev satın aldığını, bu evin yanına tek katlı ahır yaptığını, ahırı tamir edip, sıvasını yaptığını, daha sonra bu yeri Büyükşehir Belediyesinin yıktığını beyan ettiği anlaşılmakla,
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Beykoz Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2010 tarihli, 2009/1136 Esas, 2010/191 Karar sayılı ilamına konu eylemin sanık tarafından kaçak inşaat yapılması iken, 2013/360 Esas, 2014/166 karar sayılı ilamına konu edilen eylemin, diğer bir evin tamir edilerek sıvalarının yenilenmesi ve doğramalarının değiştirilmesinin olduğu, bu itibarla her iki dava konusu eylemin birbirinden farklı olduğu, bununla birlikte, 26/04/2013 tarihli inşaat bilirkişi raporunda, davaya konu evin yıkıldığının, yalnızca temelinin mevcut olduğunun tespit edilmesi ve bu durumun dosya kapsamındaki fotoğraflardan da sabit olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece, evin temeline ilişkin olarak sanık hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde incelenen dosya ile birleştirilmesine karar verilerek, mahallinde inşaat bilirkişi refakate alınıp tekrar keşif yapılmak suretiyle, temelin hangi tarihte yapıldığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.