Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/9825 E. 2017/2819 K. 05.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9825
KARAR NO : 2017/2819
KARAR TARİHİ : 05.04.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’ nın 89/1, 89/3-b.son, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 89. maddesinde hükme bağlanmış olan taksirle yaralama suçu, aynı maddenin 5. fıkrası gereğince 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olup, vazgeçme yetkisi bulunan katılan vekilinin, hükümden sonra temyiz aşamasında 02/03/2017 havale tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla, TCK’nın 73/6. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın aşamalarda istikrarlı şekilde idaresindeki aracın ön lastiğinin patlaması üzerine direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirttiği ve araçta bulunan tanık …’nin 04/11/2014 tarihli celsede sanığın savunmasını destekler nitelikte “normal şekilde giderken bir patlama sesi geldiğini, sonrasında sanığın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini” beyan ettiği, olay yeri inceleme raporunda bu hususta bir inceleme yapılmadığı da anlaşılmakla, aracın lastiklerinin ne zaman yenilendiği, periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı, araç muayenesinin yapılıp yapılıp yapılmadığı ve aracın lastikleri hususunda bir uyarı olup olmadığı etraflıca araştırılmadan, bu konuda mağdurun ve araç sahibinin tanık olarak beyanı alınmadan ve uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadan sanığın eksik kovuşturmayla cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre ise,
3-Sanık hakkında temel cezanın TCK’nın 89/1. maddesi gereği hapis cezası olarak tercih edilmesinden sonra, netice cezanın TCK’nın 50/2 maddesine aykırı şekilde adli para cezasına çevrilmesi,
4- Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının ve uygulama maddesinin belirtilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması;

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi