YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9886
KARAR NO : 2017/8565
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3, 62, 53/1. maddeleri gereğince
mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime imkan verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, incelenen adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışında başka bir sabıkası olmayan, dosyaya yansımış olumsuz davranışı bulunmayan, takdiri indirim uygulanan, müdafii tarafından hakkında lehe hükümlerin uygulanması talep edilen sanık hakkında “suç tarihi itibari ile sabıkasız ise de hakkında hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği anlaşıldığından suçun işleniş şekline göre sanığın cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde yeniden suç işlemekten çekineceği kanaatine varılmadığından” şeklindeki gerekçeye dayanılarak, anılan kanun hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi kanuna aykırı,
2- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, TCK’nın 179/3. maddesinde alkol ve uyuşturucu madde etkisiye araç kullanmanın suç olarak düzenlenip aynı maddenin 2. fıkrasında ise yaptırımının belirlendiği gözetilmeksizin TCK’nın 179/2. maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.